5 Ocak 2009 Pazartesi

rüya yorumları.

acayip bişi oluyor...artık uyumaktan da sogudum.hep aynı rüyayı görüyorum ben bu aralar. aslında bi üç yıldır arada bi görürüm,her gün uyandıgımda yeni bi parçasını hatırlar;başka bi parçasını silerim.fludur.kafa karıştırıcıdır.
içinde birbirinden farklı iki adam var.aslında dün gecekinde farklı oldukları kesindi...
bi adam;neresi oldugunu bilmedigim bi uçurumun kenarında,arkası bana dönük,durur.o uçurum her gördügüm ülke fotografında degişiyor.en uyuz oldugum durum da bu.en son çin,irlanda,portekiz üçlüsünde kaldım... her birinde eveet burasıı dedim.portekize karşı derin duygularım var o ayrı.yeni yıl bi dilegimde bu olsun.portekize gideyim bu yıl...
neyse rüya yerimin neresi oldugunu bi türlü bilemiyorum.benim üstümde beyaz bi elbise vardı.bunun yüzünden nerde beyaz elbise görsem o elbise mi diye bakınıyorum.elli tane elbisem oldu.dün gece ki ben elbiseyi nerde görmüştüm diye düşünmekten kafayı yedim bugün...pazarda gördüm.evet bizim pazarda hala yazlık elbiseler satılıyor.haftaya 100tl dese de alıcam.öle çok ahım şahım bişi degil lakin ben kararlıyım.benim o la cak.
adam...
siyah tshirtlü kısacık,koyu renk saçlı,uzun boylu bi adam...yüzü yok.kenarda duruyor.uçurumun kenarından denize bakarken yanına gitmemem için tek elini kaldırıyor.
hep arda sanırdım onu...arda degil...
okuyucu,arda ile ilgili bilmen gereken şeyler var aslında.ama bilme kalsın.ne kadar çok şey bilirsen o kadar kafan karışır.ama az biraz anlatayım.
ben ve arda hiç yan yana olmadık.şehirler nasıl birbirlerine gidemezse bizde öyleydik.birbirimize gelemedik.
belki de bu nedenle,o adam arda degil...olmamalı.
ayrıca;arda beni uçurumdan ya da kendinden korumakla ugraşmaz.hatta direk aşagıya atardı.böylece daha çok acı çekme vakti olurdu.evet,acıya endeksli.hayatı boyunca sevmekten korkan,insanları,özellikle kızları,oyuncak gibi görenlerden...hayatı boyunca mutsuz olmak isteyen yalnızlardan...anlıyorum.yormuyorum.hiç yormadım.hiç bişi demeden gitti zaten.hiç bişi demedim.demem...diyecek bi şeyim yok.sadece kanmam dedigim yalanlarına kandım.kendi cümleleri bile degildi.yalan söylemeyi bile beceremedi.geri gelecegini bunun için biliyorum.sözlerine sadıktır ve 'ben istemedigim sürece gitmez o.'kaçınız dediniz kaçınız duydunuz?çok mu önemli sanki?gitti işte. normal bu kadar sevgiyi kaldıramazdı.
her neyse bu adam arda degil...
rüyaya döneyim adamın elini kaldırması ile bi salona geçiyor.
üçlü bi koltukta biriyle elele oturuyorum.dalgalı saçlı,gözlüklü,kumral,lacivert dik yakalı kazaklı, güzel gülen bi adamla...o tipte birine dönüp bakmam normalde...bi defa gözlerini sevmem.bu rüya yüzünden bakıcam mı ne?etrafımız kalabalık oturuyoruz öyle.ama ben rüyayı dışarıdan izliyorum üçüncü kişi gibi. sonra bi yüzük veriyor.gülüp alıyorum.duvar çatlıyor.kabuk kabuk oluyor.nem kapmış gibi....ve bi sürü detay daha...
aslında rüyalara çok inanmam,alemlerine çok dalmam ama bilen bilir yurtlarda iyi geyigi döner. elmayı koparmadan soy,basucuna koy;yedi gece,yedi yıldız say... gibi kız oyunları vardır.bende yaptım yapmam mı!birinde o kadar kasmışım ki uykumdan oldum.ama bu rüya benim favorimdir az degişikliklerle hep sahnemdedir...
ama herdefasında okudugum yorumu unuturum..

Hiç yorum yok: