23 Temmuz 2013 Salı

tilkiyle karga.


                                                                                  
                                                                                    bir deftere sigdiriyorum günleri aylari ülkeleri.

daha yenileri de gelecek.
mutsuzluga zaman kalmadi bende.
sadece yürüyorum!
nasilsa her yol eve cikar..

tabii o ev hala seninse.
üzülmeye zaman da kalmadi.doludizgin akiyor artik beklemenin vakti degil.ben yine gidiyorum a dostlar..

18 Temmuz 2013 Perşembe

yokluk sinyali.

sürgün yalnız uçmaya alışmış kuşların  içlerindeki kendini umursamayı çoktan unuttuğu duvarlara çarparak büyür.somutlaşır.tam da o haldeyim işte.
oysa direnmek ne kadar güzel!
her şeye herkese başkaldırmak benliğinin olduğunu hissettirmek tek vücut yekpare olmak.
ama yalnızız işte.
mevsim ne olursa olsun hala ellerim üşüyor.boğulduğum denizlerde kalamıyorum.yitirdiğim zamanları geri alamıyorum ve her dilde hala tek bildiğim kelime göçmen.
hiç bir yere ait olup yerleşemiyorum.ne bir eve ne de bir yatağa ait olabiliyorum.her yer benim!
bir buçuk sene dolacak on gün sonra.ben korkumla olmayan yaralarımı açmadığım olan yaralarımın kabuklarını deşmediğim için geri dönüp tekrar başka yerleri özleyeceğim için şükredeceğim.

üzgünüm ihmalkarlıklarım yüzünden çok üzgünüm.geri alamam.burnum düşşe almam modu genetik olarak içimde bir yerlerde sökemem.
Allah belanızı versin sınavlar.

14 Şubat 2013 Perşembe

cesaret.

ilk bahar her seye yeniden sifirdan baslar.havaya, suya, topraga düser cemreler.. doga aydinlanir toprak yeserir gök yüzü güzellesir. insan en cok o zamanlarda yeniden dogmaya inanir zaten biraz da onun icin mayista degil midir hidirellez?
cesaret kazanir doga.kendini büyütür genclestirerek..tezatligin dibine vurur aslinda.

ben de o zamanlar cok isterim cesaretlenmeyi adim atmayi lakin benim adimlarim ne hikmetse hep sonbahara denk gelir.baktigimda hayatimin dönüm noktalari hep sonbaharda olmus.
ruhumun baslangic mevsimi sonbahar benim cesaretimin tavana vurduugu deli kararlar alip tek bir cantayla yola ciktigim zamanlardan  bahsediyorum.konusmayi unuttugum icin dinliyorum her turlu insani.sadece dinleyip tebessum ettigim de oluyor duymayana kadar ictigim de.
lakin kendimi bulma testimde onlardan baskasina ihtiyacim yok biliyorum.

tasinmam-okula baslamam-tek ders sinavim-tasinmam-calismaya baslamam-tasinmam-islerden cikmam-isten kovulmam-ihtiyar sehirde soluklanmam-gri sehre tasinmam-sirin yeni cöplügüme tasinmam-para kazanma girisimlerim-onunla tanismam- ilk gercek askim-baska sehirlere gitmem-onu kaybetmem-hayatimda hic tanimadigim insanlari bulmam-ilk- ilk- ilk-..vs.

sonucta bu sonbahar beni göcmen yapmis.hangi manyak hayatinda 23 kere ev degistirmistir ki?artik  ne zaman mevsim bahar olsa ayriligim tutuyor benim

cok mu gerekli?bak bu soru zor..tipik bir kadin olarak mal canliyim.sana dönüp : "insanin tabii ki kendine ait bi evi banyosu bi mahremi olmali.mutfaginda en az dört kisilik tabak canak bulunmali..ne yani arkadaslarim esim dostum geldiginde tabaklarinizi da getirin mi diyeyim ne kadar ayip!yani her insan ister bir yerde"diyebilirim.
lakin sonra göcmenligim savunmaya gecer.."bana bir tabakta gayet yetiyor gelen olursa ayarlariz bisiler.banyomu da paylasirim tuvaletimi de hos sokaklarda umumi tuvaletlere girmiyorum sanki prensesim.birak bu fani isleri allahini seversen baksana insanlar nasil yasiyorlar dünyada bla bla bla"-

sahiden cok karmasigim ben.hani filmin birinde kocaman agziyla guzel gulen julia karar veremezdi hayatta nasil yumurta sevdigini bile bilemezdi ya..benim de tepkilerim yanimdaki insanlara göre degil oldugum sehre göre degisiklik gösteriyor.
  manyak mıyım neyim?

halen öldügümde dedemin aldigi mezarliga beni gömebilecek bir sigortaya sahibim.baska da mülküm yok bu hayatta.evet gaayet saglam bir yatirimim var.son duragi sabitledim:)



5 Şubat 2013 Salı

kilon kadar konusacaksin.

liseden üniversiteye basladigim sene tam 84 kiloydum.evet.
ayrica, gözlüklerim de vardi.
tamam itiraf etmekten utanacagim hic bir durum yok,
daha da ilerlemem gerekirse , biz üc dört kiz allahin her günü okuldan cikip dersaneye gitmeden önce iskender yerdik iyi ki binseksendört olmadan üniye girmisim.allahtan bizim okulumuzda herkes ergenligi gercekten ergen olarak gecirdi de etrafimizda 12 yaslarinda diyete giren kapak kizlari ya da baklava yapicam diye spor salonlarini asindiran ergenler yoktu da depresyonlarimiz tedaviler yerine terlikle gecirildi.
 bu bizim de normal oldugumuzu göstermiyor.. biliyorum bebegim..
lakin saglamdik, arkadastik ve pek bi güzel gülerdik.
ya simdi?
yan sekmede feysbuk acik.
14 yasindaki kuzenim acayip bir fotograf paylasmis durumda.
tam yarim saattir afedersin mal gibi gözlerimi acip kisip cesitli sekillere girip baktim, kalkip aynada o pozu vermeye calistim yapamiyorum.ben daha gecen sene dudak sisirmeyi pozlarini aynada deneye deneye sevgili olamayan eski sevgilime yapa yapa ögrenmistim bunu yapmamin imkani yok en az iki sene üstünde calismam lazim.
agzini cenesinin altina kadar yana kaydirmis makyaji es geciyorum. ve "bidibidibidi o zaman elinin tersiyle nasladigin kiza bir de buradan bak ve...blabla "diye baslayan bi cumle yazmis.tamamdir ergendir ilk asktir belki buraya kadar anlayabilirim.. 
benim sasirdigim nokta 14 yasindaki bir kizin fotografini begenen 1089 kisi ne ola ki?14 yasindaki bir insanin kac arkadasi olabilir? onun iki kati yasa sahip olarak kiskanmali miyim yoksa bi kiz 25 oldugunda ne olacak diye endise mi  etmeliyim??bilemedim._!

gelelim beni yerle bir eden olaya,
 uzaktaan babamin kuzeninin kuzeninin didisi olan bir teyzemiz kizimizin fotografinin altina
 "ayy caniiim.. isil isil parliyorsun masallah!" yazmis.
buraya kadar her sey guzel ala.
ee be teyze.. sen ekledin ekledin ben beklettim. kurtulus yok dedim pes edip ekledim.
tamam ona yaz.onla arkadas ol 14 yasinda o.
bana niye tutupta iki dakika sonra "ayy bu zayiflamis mi ne?" diye yorum yapiyorsun ya hu!ona öyle bana böyle olur mu ? gec bunu da "bu" "zayiflamis" mi denir mi hic teyze? bi de benim resmin tarihine bak gecen ay o.simdi sadece alkolle beslendigim icin daha zayifim galiba.


beni yakindan taniyanlardan uzaktayim aradan gecmis on milyon sene.varin siz hesaplayin saclarim bin besyüzkere renk degistirmis kilom degistirmemis olabilir mi? tabii ki olamaz
 lakin ailede muamelesi sisko hala devam etmekte.bunu bana annem bile yapiyor her sene bir öncekine göre daha cok kilo aliyormusum..sonra fotograflar aciliyor "juuull, yok yok sen lisede neymissin öyle kiziim aayy bacaklara baak..." diye devam ediyor. ki su an kac kilo oldugumu bilememekle beraber 2 ay önce 63 kiloydum.sende beni tombul tombalak sanma bebegim..
 hepsini gecmisim dun aksam surda heykellerin canlanmis hali gibi yakisikli türkce bilen biriyle tanismis eklenmis hatta etkilenmis olsam senin o yazini okuyup "bu" kiz simdi "ne kadaar" zayifsa obezdir kesin "amaan bana kiz mi yok" demez mi?bu bana yapilir mi teyze allahini seversen !?
tamam kabul ediyorum hayatimin hic bir evresinde 34 beden olamadim olamam da.bende bir kemik var ile baslamayayim simdi.lakin ben de bir kemik vaar..


fotograf gecen yazdan kalma bebegim.alan bi tarafina montelesin.ne deyim simdi..

3 Şubat 2013 Pazar

gec degil



uykuyu yakalamak icin 
 ya da dinlerden ve dillerden cikip insan olmayi ögrenmek icin
kendi basina isler acip basini dertlerden kurtarmak icin 
bin kere yenilsen bir kere kalktiginda kendine guvenini ikiye katlamak icin
her sabaha uyanmak icin
her defasinda kendi kararlarimi kendim vermeliyim deyip bunu ögrenmek icin
aci cekmek icin
para kazanmak icin
hayallerini gerceklestirmek icin
ya da yola koyulmak icin..
özlemi doya doya iliklerine kadar yasayip o kavusma ani icin
gercek sevgileri gercek dostlari birakip her sey iyi olacak diye kosa kosa bir ucaga yetismek icin
insan olamayan okuzler dahil hayatindaki tum yanlislarin ustune cizik atmak icin
bir dal sigara bir kadeh sarap icin
her gun gunesi farkli görebilmek icin
sana sicacik bakan o gözleri bulabilmek bir daha bir daha görebilmek icin
bir güncükte yaninda olsan aski yasamak icin
elini tuttugunda huzurunun avuc icinde oldugunu hissettiren insani bulmak icin
arkadaslarinla disari cikip olene kadar icmek icin.
sesin kisilana kadar gülebilmek icin
gercekten ama gercekten güven buldugun omuzlara yaslanmak icin
avuc iclerine bakip ne kadar da büyüdüm diyebilmek icin
yardim etmek icin
yardim almak icin
yalvarmak icin
hayal kurmak icin
yalniz kalmak icin
battaniyenin altina girip film izleyebilmek icin

bu saatte aklima gelip hala buraya yazabilecek bir seylerim olduguna inandigim icin;
gec degil
lakin erken de degil..
cok zaman gecti.
bes kere oyunu bozup yirmi kez oyundan cikip otuz kez kovuldum.
her defasinda baska oyunlarda baska rollerde görev aldim.yani her defasinda bastan basladim.
kimi son buldu bitti-kimi yine son bulup bitti.
bazi hatalarin telafisi yok.bazi özürlerin kabulu olmadigi gibi.
haziranda yazmisim son yazimi
ondan önce de büyük bir bosluk var.hic girmedim.
öyle bir yaprak oldum ki, savruldugum yer; simdiki evim olur kendileri daha ev bile degil! o zamanlar aklima gelmeyecek bir yerdi.
mutluyum.
gözlerimin yanlarinda gülünce kirisikliklar bile cikiyor artik.:) deli gibi listeler yapiyorum tamamliyorum.iciyorum iciyorum iciyorum.

cocugu büyüttüm :) cok kirdilar cok hirpaladilar ama büyüttüm.yalnizliginda biraz sonbahar yapragi sariligi var  lakin hala masum tutmayi basardim.daha ögrenecek cok seyi var.onun icin henuz gec degil!
ümit etmekten geri durmayacak asla.
dedim ya gec degil diye.
belki de bu saatte...
aklindaki icin gec degildir!
durma.
ben duruyorum da ne oluyor. sen durma!
iyi geceler.

17 Ocak 2013 Perşembe

sehrin ritmi

agustos sonu geldim buraya.kimseyi tanimadan bu sehri bilmeden indim ucaktan.üstelik 15 gün önce kalp krizi gecirmis olan dedemin bura menseili saatini cantama koyarak geldim.umutluydum haydarpasasina gidip seni yenecegim diye bagirilmayacak kadar kucuk bir sehre anadillerini kendime yer yurt bulacak kadar konusarak geldim.
ilk gün sehrin en islek caddesinde onu gördüm.kemaninin sesi sayesinde arka kapili sehri bir anda seviverdim..
bir hafta sonra yalnizligim oturdu omuzlarima.hostellerden kosusturmacadan dert anlatmaya calismaktan..
sehrin merkezinde baska bir kösede onu gördüm. oturdum annemi aradim.
tabii ki telefonu kapattiktan sonra agladim.: )

on gün daha gecti.bir umut dalim kirildi.sesimi cikarmadim.diger dallarim duruyordu nasilsa.uzunca bir sure kendime güc telkinlerinde bulundum.mecburdum burada kalmak zorundaydim.
en azindan kendime ispatlamak zorundaydim.
bes gün sonra daha kötü bi haber aldim. kimse icin yasamiyordum ve kimse de bana mecbur degildi.dik durmam lazimdi 
o islek caddeye yürüdüm kaldigim hostelden. yine o vardi, bu sefer baska bir parca caliyordu.
uzunca bir süre oturup dinledim bir köseye.
bir ay sonra ev arama lüksümü kaybedip ilk buldugum yurda tasindim.
 o islek caddeye cok yakin oturuyorum ve onu ne zaman bir seyler calarken görsem ensemden dallar ciktigini yeserdigimi umutlandigimi hissediyorum.oturup bolca dinliyorum.
bazen bana sorarlar jul sen hayatta ne istedin de biz olmaz dedik diye.
keman calmayi cok istemistim vakti zamaninda. ama bir memur, maasiyla ev yaptirip cocuklarini okula gönderirken memur cocuklari iclerinden isterler ne derlerse.
hele de abla iseler..