28 Aralık 2009 Pazartesi

buzlu uyku.


yine deneme;)

sabah oldugunun farkındaydı,ama bir türlü gözlerini açamıyordu.derse yetişmeliydi.kafasını yurdun toz kokulu yastıgından kaldırdı pencereye baktı.agaran günle yagan kar sokagı bembeyaz kesmişti.şu gri aydınlık içine iyice işledi.kollarını yataktan çıkardı.vücudunun üşümesiyle sıcak yatak daha bir içine çekti bedenini..
ikinci derse giderim diye geçirdi içinden.kalkabilecek gücü kendinde bulamadı.yatagının sıcagı dışarının gri sogugunu alt etmişti.iyice gömüldü tozlu battaniyelerine..uyanıp derslerine gitmeye başlayan oda arkadaşlarının tıkırtılarıyla,alabildigince havasız odada degişik parfüm kokularıyla yalnız kaldı yatagında...uykusuna daldı.
aniden irkilip yastıgının altındaki telefonu aradı.saatine baktı.yine çok geç kalmıştı.hızla yatagından çıkıp sogugun vücuduna vurmasına aldırış etmeden terliklerini sürüyerek oradan oraya koşturmaya başladı.acıkmıştı önemsemedi.
yurttan çıkarken kapının yan tarafındaki boy aynasına ilişti gözü.önce ayna önünde kimsenin olmayışına şaşırdı.demek ki gerçekten çok geç kalmıştı.beresinin çivit mavisi renginin canlılıgına inat yüzü soldun ve renksiz geldi.elleri çok üşüyordu.'düşünmemeye çalış' dedi kendi kendine.'düşünme!'
hızla yürümeye başladı.buzların ayagının altında çatırtılarını hissediyordu. tüm vücudu soguktan titrerken cigerlerine giren havayla temizlenmiş hissini hissederek adımlarını mümkün oldugunca hızlandırdı. yolun kenarındaki heykellerin yanından geçerken soluklarına hakim olamadı.iki saniye duraksadı.tam karşısındaki kadın heykeli soguktan daha parlak görünüyordu.bu parlaklıgın onu daha cezbedici hale getirdigini düşündü.roma devrinden kalma bir kadın heykeli olmayı hayal etti bir an. kendine hakim olamadı.içinden keşke deyiverdi, gülümsedi.
okula vardıgında soguktan burnunu çekip durmaya başlamıştı.çok üşüyordu.hala uykusu vardı.çok uykusu vardı hatta..
hızla kantine daldı.çalan şarkıyı tanımaya çalıştıysa da beceremedi.selam verip selam aldı bir kaç masadan.günlerdir ona bakan çocuk karşıdan ona sırıttı.belli belirsiz gülümsemeyle karşılık verirken kendini aptal gibi hissetti.dolaptan çilekli süt alıp parasını ödeyip hızla derslige yol aldı.
çilekli sütü sevmedigini bile bile yine içmeye başladı.ama ne zaman içerse tüm gün midesi agzında dolandıgı için yemek yemiyordu.sırf onun için yarısına kadar içti.gerisini içemeden attı.
derslikte her zamanki gibi kızlar yer tutmuştu.bu sefer ortalarda tuttuklarını görünce gülümsedi.'hoca zor bu ders bitmez' demekti bu.hoca hararetli hararetli bir şeyler anlatıyordu.usulca kenardan sırasına yürüdü.oturdugunda hocanın yüzünde sesindeki coşkudan eser olmadıgını düşünmeye başladı.fazla bıkkın yorgun bakıyordu.adamın sesi hararetlendikçe anlatılanlardan uzaklaştı, uzaklaştı...
resmen gözleri açık uyumaya başladı.engel olamıyordu başına.havada uçan kelimeleri kapmaya gayret ederken hocanın liman kenti dedigini duydu.çok uykusu vardı.
küçüklügünde yaşadıgı kasaba aklına geldi.evlerinin bahçesinden limana dogru yaptıkları koşu yarışları,sulara bata çıka balıkçıların yanında oynadıkları oyunlar.. güzeldi küçüklügü.aklına geldikçe gözlerinin yaşardıgı anlardandı. bir an hocayla göz göze geldi.kalbinin hızlandıgını hissetti.uyukladıgımı farketti diye suçluluk duygusuyla geçirdi içinden.
liman...işte yine dedi.kalbi hızlanıyordu gittikçe.'belki de soguktan hızlı atıyor sanıyorum..'liman.. yine!
okulu ilk kırdıgı gün,ilk aşkıyla teknelerin yanında ilk gece buluşması!o gece denizdeki gelgitler...sahi bu gelgitlerle hayatındaki tüm ilişkilerin arasında bi benzerlik yok muydu?
o gece suya yansıyan ayın hayali gözünün önüne geldi.şimdi bile gözünün kamaşmasına yetiyordu.kalbi yoruldu bi an..hocanın hiç susmaya niyeti yok gibiydi.oturdugundan beri tam elli dakikadır konuştugunu hesapladı.hiç dinlememişti.içinden keşke uyusaydım diye geçirdi.kalbinde bir tuhaflık vardı.'ritmini bulamamış bir trampet taşıyorum bugün..'yazdı kitabın köşesine..
gitikçe hızlandı canı acıyordu şimdi.yerinde duramıyordu kıpırdandı.kendine engel olamayacak çıglık atacaktı!
hoca tahtadan sınıfa dogru döndügünde orta sıralardan bir inilti duyar gibi oldu.yerde yatıyordu.herkes ayaklanmış başına toplanmıştı.görüyordu ama çıkmıyordu sesi,çıkamıyordu.elini hızla atan kalbine koydu.yoksa atmıyor muydu?emin olamadı.'gözlerini kapat' dedi 'üçe kadar say! geçecek..'geçecekti biliyordu.
ama yapamadı.uykusu çok agır bastı.bir dedigi anda uykuya daldı.
o gün tam yirmi bir yaşındaydı.ve ilk kalp krizini geçirmişti.

27 Aralık 2009 Pazar

mall


alışveriş merkezlerinde bedava olan ne var?ben neden göremiyorum bunca insanın gördügünü?teget geçen bişiler var ki buralar hıncahınç dolu
markette sıra,kıtapçıda sıra,dvdcide sıra,kabinlerde sıra, cafelerde bile sıra var!ve bunca insan için sırf istanbulda 41 alışveriş merkezi var-mış yapılması planlanan 100 alışveriş merkezinin 40ı da istanbulda-ymış.
(2007/milliyet)
tamam orta diregiz.tamam gezmek için başka yer bilmiyoruz.ama bu birazcık ikibinon 'kültüür başkenti'ne yakışmayan bi durum.nasıl kültürlenecek bu insanlar bu çocuklar?
biraz daha kongre salonlarına sergi salonlarına agırlık verilse daha eglenceli olmaz mı?
sıralardan çıkmış kuyruksuz bi nesil olsa fena mı?mallıgımız hat seviyede.
sevmiyor muyum alışverişi evet.ben evkuşuyum şekerim.ama kanyonu evi kabul eden arkadaşlarım var..yabancısı degilim bu durumların.belediyelerin yapmış oldugu çogu etkinligi de güzel buluyorum.yalan degil şimdi.
lakin fazla mal göz çıkarmaz,kuyruk düşürür;)

24 Aralık 2009 Perşembe

iki...


bu aralar sabır dişimin arasına sıkışmış bir kıymık gibi.dilimi acıtan,canımı sıkan bi halde.bazen öyle oluyor ki kendi sesimi tanıyamıyorum.agzımdan çıkanları kontrol edemiyorum.şu ikibinon yavaş gelse biraz rahat etsem bende.gereksiz gerginim.allahtan otokontrolümü nadiren kaybediyorum.sesimden küçük küçük dişli balıklar fırlıyor karşımdakinin suratına agızlarını açarak fırlıyorlar ben çarpmasınlar diye ısırmaya çalışıyorum. kayıveriyorlar..
-juliii !nasılsıın?
-eee ne var ne yok juli?gibi gereksiz sorularda yutkunuyorum.la havle faslım bu.
ne varmış gibi lan!?yok bişey!diye tıslayasım var ,ama sonra agzımdan
'noolsun idare ediyorum.havalarda iyi bugünlerde lodos fena olmadı ha ne dersin?'gibi saçmalıklar çıkıveriyor.
'noolsun bi degişiklik yok hep aynı boktan hayatım işte;)'
gibi bişiy de arada kayıyor.
yeniyıl derdim hiç olmadı benim.ona baglasam baglayamam.genelde hıdrellez ve 11 yaşına kadar dogumgünü derdim olmuştu.sonra dogum günlerim hep bi unutuluşa,tartışmaya,gelen misafirlerle pasta kesimlerine kurban gitti.önemsiz.sadece benimkini degil kimseninkini önemsemiyorum.o oldu sonunda.
yaani çarşafçarşaf yeniyıl planı yapmadım.yaptıysam da bi defterin arasında kalmıştır oradan hiç çıkmamıştır.rejime gir.maniküre git.çince ögren.(takıntı degil bu.dalga geçme!)spor yap.iş bul.para kazan.kendine istedigin kitaplar al;)insanları azarlama kararını kendin ver...saçlarını kestir.george clooneyi ara..vs.
behlül gibüü saçlarımı kestirebilsem rahatlar mıydım? cıkss.hiç sanmam yeni yıl hedeflerimde saç kesiminin yeri yok.kimin olur ki!behlülde ne güzel olmuş o peruk bozması sacları gidiverince.o diilde kıpkırmızı bi peruk alsam:D eglenirdim iki gün.

ikibinon...
rakamlara inanır mısın?ben inanırım.hani eşyalarla çok küçükken konuşmuşsundur..
hadii biliyorum aklında uyduruk hikayeler biriktirdigini.ben terliklerime bile isim vermiştim.babam o zamanlar evde hayvan beslemeye karşıydı ne yapsaydım? jackler taşınmış arkadaşsız kalmıştım.sonra susam sokagını gece gündüz vermeye başladılar rakamlar harfler beynimi uyuşturdu.ot içmiş gibi agzımı açıp rakamları beklerdim.yuvarlakları o zamandan sevmem mesela hep başıma iş acacaklarmış gibi dururlar.en çok 123 ü severim. bi de asal sayıları..kendine ve bire bölünür ya onlar..sen.
sana bir sır vereyim.uyduruktan sır bu iyi sakla ama.
kadınsan bir, erkeksen yine birsin.tamsın.
insan olarak bir iken eşini bularak bir oldugunda tam olursun.emin olmuş büyümüş yolu bulmuş olursun..olur musun? dogruysan;)(kime ve neye göre deme tabii ki sana göre yeni yıl hedeflerinde de vardır pişman olma türünden bi madde;))
ama aslında sen ikisin...ruhun ve bedenin...tamamsın.
sonra ruhun çocuklaştıkça bedenin teklemeye başlar.tamamlıgın sekteye ugramaya başlamıştır. ya da bedenin gençken ruhunu çürütürsün..dengelemeyi beceremezsin.üzülme.ne görürsen ne kadar çok gülersen kardır.
toprak seni kendiyle bir etmeyi kabul ederken ne diye üzülesin ki..
en'i tadacaksın. üzücü mü bu?
kalanı acıtır,yıpratır ama gideni sarar,onanır.
ikibinon geliyor.ben ölüm diyorum.
o zamanda salaktım ama en çok yaşlanınca salaklaştım.
ama bu da fazla yuvarlak degil mi?ikibinon..dişimin arasındaki kıymık sanki..

detaylarla boguldun mu çok? ben eskiden bogulurdum. kendimi bogardım. hatta dilim damagımı bulamaz yerine yerleşemezdi, ama çocuklugumla alakası olmayan eskimdeydı. yaşlandıgımdaydı kısaca.
yıllanmamla alakası olmayan yaşımda..
burada detaylardan asosyal olunur.bilirsin keçilerin sayımını yapmaktan gözler döner.sosyal asosyal olmuş olur. kararını kendin ver ki, sonra başına kakmasınlar.bu iş muhasebe işi
degil.
ögren.
degiş.
yerine göre..
öyle gel.

ücüncü çogullar.


o.
üçüncü tekil şahıs alt tarafı..böyle deyip geç hadi onu bana anlatırken...
yapamazsın.bende yapamazdım.o zamanlar;senin kadar açtım hayata.
insanların dediklerine,diyeceklerine gerçek sözler vermiş gibi kanardım..
çok saftım.
şimdi o saflık geçti.aptallık kazındı beynime.kazıdı ellerin agızlarından dökülecekler..aptallıgımı vurdu.
aşkta da,hayatta da!
hileli zarlar elime tutuşturulmuştu.ondandır tüm kayıplarım,kuralsızlıklarım..
sukut kabulleniştendir artık..irdelememektendir.irdelenmek istemedigim içindir.

15 Aralık 2009 Salı

tek tarafsız.

ya biz hayata karşı adil olduk mu?
ya kendimize karşı?
bana hiç bakma.
oldum olası beceremem terazinin dengesini.
yapabilseydim halimden sezerdin.
kimseden bişi istemiyorum.kendime adil degilken ben... hayata küsemem öyle bir lüksüm de yok nedenim de.tavşan daga küsmüş durumları malum...
hem bu küsme işini ilkokulda sıra altlarında unuttum ben. küsmem.
gitmem de. bitiren gitmekte özgürdür.gelmekte de.ayrı mevzular bunlar.kimseyi hayatıma sokamam.şişe içindeki gemi gibi bi mantarı eksik halimle ugraştıramam.o da lüks benim için.
hayat arada çelmesini takıyor tökezletiyor.tamamdır hakkıdır.bizden başka herkes bal gibi haklıdır bizim kitabımızda..
halbuki ben çelmeden degil en çok gölgemi izleyip dalınca düz giden yolumda bile düşerim.bazen dizim kanar.

14 Aralık 2009 Pazartesi

adil degildir hayat...


komşu bagdattaki çocuk
komşu yunanistanda büyüyen çocuk
yılda 8 tl zam alan emekli
üç kuruşa kapıya konan işçi
her sene degişen sınav takvimine göre üniversiteye girmeye çalışan çocuk
sokaklarda sınav olmayı bekleyen üniversite mezunu
oglunu gururla askere yollayan anne baba
çocugunu gururla yurtdışına okumaya yollayan aile
çocugundan memnun olmayan aile
ailesinden memnun olmayan ergen
kimsesizlcr yurdundan memnun olmayan çocuk
parasızlıktan yurda verilen bebek
bütün oldugunu sanan asli görevini geceleri ayarladıgı kadnlara tohumlarını saçmak bellemiş tek başına bir erkek
yarım yamalak oldugunu bilen koltugunda cenin pozisyonunda büzülmüş tv. açık uyumuş tek başına bir kadın
hayalleri kırıldıkça büyüdügünü sanan o kız
artık aglayamayan o çocuk
trende yalandan sara krizi geçiren üçkagıtçı
sokaklarda geceleri pazar artıklarını toplayan onlarla karnını doyuran teyze
geçinemeyen boşanmak üzere olan karı-koca
bir türlü evlenemeyen uzatmalı aşıklar
ülkesinden başka ülkeye para kazanmaya gelmiş fahişe
başka ülkeye para kazanmaya giden işçi
otobüsteki ayılardan kendini korumaya çalışan liseli kız
evine giderken otobüste molotof atılan kız
hapishanelerde hastalıktan ölen insanlar
hastanelerde yanlış teşhisten ölen insanlar
organ tacirleri
organı alınanlar satanlar
uyuşturucu bagımlıları satıcıları
organ bekleyenler
0 beden genç kızlar,46 beden genç kızlar
amerikadaki buzdolabı tamircileri,bahçıvanlar
türkiyedeki inşaat ameleleri,...boş bıraktım burayı.
beyinliler beyinsizler.
dar görüşlüler ileri görüşlüler
avrupalılar asyalılar afrikalılar.
kimseye adil degil bu hayat.
insanına göre falan degil bu işler.
hiç kimseye adil degil.tek adil yanı hepimizin ademoglu olması.

dememeliyim belki,
allah bi yerden çıkarır.çıkarsın da öbür tarafa bırakmasın.çünkü öbür tarafta göremeyebiliriz.olur a 3 maymun orda da geçerliyse..orası varsa tabi.bi de yazarken aklıma geldi.bi sürü sorunun var zaten niye başka sorunlar türetiyorsun la?

küçük bi çocukken yatagımda ellerimi incelerdim uzun uzun. ilk onlar büyür sanardım.öyle de oldu.şimdi o ellerimi istiyorum ben.bilmedigim zamanları.korumasızlıgımı istiyorum yeniden.o zaman kafamda iktidar heveslisi aç gözlülerin robot resmi yoktu hem.masumduk.ne kadar fesatsın!

13 Aralık 2009 Pazar


filmde bir adam vardı hani; sonunda çaldıgı tulumla çıkamadıgı mezarlıga taşınan yusuf hani..sen izlemedin onu.hiç bahsetmedim o filmden sana.zamanının dışında yaşıyordu.sen gibi..herneyse işte bir çok şeyi anlatmadım..
bilmiyorum dedim bildigim çogu şeye de..düpedüz yalan söyledim yani.işin türkçesi bu.
makyaj yapmak gibi bişey.yüzünde olmadıgında önemsemedigin..ama kadınlıgını hissetmek istedigin için yaptıgın gün boyu korudugun sırf güzel hissettiren maskem gibiydi vazgeçemedim söylemekten yapsaydım vazgeçerdin benden..
yusuf gibi bende ölümden korkmuyorum.çünkü yeteri kadar amaçsız yaşıyorum.;)sitem degil bu.biliyorsun.ben hep suçluyu kendim yapanlardan(d)ım.artık suçlanıyorum da.
bir kar yagsa da çocuklugumuzdaki kadar olmasa da içimiz şenlense. bi de şu yeni yıl gelmese..
zaten dünya bize inat dönüyormuş kafa tutuyormuş gibi,bi derdi var da anlatamadı hala..allah'ım madem döndüreceksin bununla başımızı iki tutunacak dal veriver bize de.
yuvarlak rakamlardan iş çıkmaaz..