31 Ekim 2010 Pazar

umut...



iki.two.zwei.deux.dos.due...
yalnız başıma dileğimi tuttum..söndürdüm.

seni iyi ki açtım bilog..valla bak;)

26 Ekim 2010 Salı

işişişiş.




acayip bişi oldu!
bir haftada üç dört mülakata giren ben'i ben bile hatırlamıyorum artık.saldım bıraktım iş aramayı falan..boşver lan dedim kendi kendime kim mutlu ki hayatında?istediğin yaşama sahip insanlar da hep memnuniyetsiz.böyle boş işlerde varolacaksın sen dedim..
hem insanın yaşamında bişiler eksik olmalı ki, insan olsun.. senin eksiğin de bu olmuş olsun dedim.kandırdım kendimi.şimdi çok acayip şeyler oluyor.
son iki haftadır iş yerinde istifa rüzgarları esiyor..giden gidene beş kişilik ekipten iki kişi kaldık bu durumda beş kuruş almadan sabahtan akşama oniki saat boyunca iş yerinde koşturuyoruz.
yine böyle bi koşuşturmamda büyük patron yanına çagırmış beni,bende tam tanıtım için odaya girmiştim gelemem dedim.adam esmiş gürlemiş nası bi patron edasıysa bu! patt geldi salona baktı ben elaleme laf yetiştiriyorum.juli hanım işiniz bitince yukarı gelin hemen der demez kapıyı çarptı gitti.
bi saat sonra çıktım yanına ve günün ilk iş teklifini aldım!
sonra tekrar salona döndüm.kodaman bi müşteri beni balkona çagırıp,kendi iş yerinde satışı düşünüp düşünmeyecegimi sordu!
ben böylee uça uça eve döndüm gece..
sabah ise büyük bi kurumdan gelen maille uyandım!!
bi günde üç fıstık olabiliritesi yüksek iş..
allahım!! sanırım şansım geri dönüyor.sanırım normal insan modunun ne oldugunu ögreneceğim.
kıvranmadan bi bok olunmuyor malum.çalışıp çalışıp popo üstü düşmekten bi sıkıldım anlatamam.artık durumlar degişecek artık hak etmişimdir bunu.
başka hiç bişi istemiyorum.muhasebeci olmayı hiç hiç hiç istemiyorum.bunu düşündükçe emin olmak istemiyorum ama;bu kadar seçmece işin içinden bana muhasebe cıkmazsa adımı değiştiririm.

kasıma bi girelim..dört ayak üstü kedi mi olacağım yoksa dam üstü donan mı göreceğiz. öpüyorum seni. ozaman.
sonbaharım


24 Ekim 2010 Pazar

çal'ıp çal'mak



kurdugun saatin alarmı benim için ne zaman çalacak?
gözümü kulagımı dört açtım.dikkatle gelişini bekliyorum.hala bekliyorum.
şiirimi okuyup her saati ezbere alıyorum.

'umut' ne güzel bi isim.sadece isim.çocugum olursa konulacak cinsten.
kalmayan,ortada bulunmayan.yedim bitirdim içimdekini.
...

'bir yanım çılgın nar ağacı
bir yanım buz sarayı.'

20 Ekim 2010 Çarşamba

aslında..


aslında zor değil..nefes almak gibi.alıştıgım an farkında olmadan yapıyorum hepsini. işi-gücü-yemeyi-içmeyi-sevmeyi-sevişmeyi-hatta-aşkı-da-acıyı-da.
yaşlanıyoruz azizim..yalnız ben degil hepimiz yaşlanıyoruz.giderek küçülüyoruz aq. dünyasında.
rahat duramıyorum.rahatı kocaman ignelerle batırıyorum gözüme kulagıma.
sonra sıgındıgım yer hep aynı yatak oluyor..
genelde yalnız;bazen de bilip alıştığım ama yabancı olduguna inandıgım bir bedenin yanında büzülüp kımıldamadan tekrarlıyorum..dikiyorum gözlerimi tavana..
diyorum
aslında zor değil.
aslında benim hayatım
aşk mektubu tadında..
aslında.. güzelim ben böyle..

14 Ekim 2010 Perşembe

seçim savaşı

eskiden daha kolaydı diye başlayan cümleler kuran insanlar var.eskiden kadere kendini kaptırmış seçmenin ilahi bir güç olduğuna inanmış insanlar büyüttü bizi.sonra dönüp baktılar girdikleri yola,kendi dogurdukları çocukları tellerle örgülü alanlara tıkıp bak dediler.
'burası dünya varolman için bunu bunu bunu yapacaksın! seçeceksin.'
ve;
zaten kafalarına koydukları dayatma yaşamları, buzluktan çıkarıp mikrodalgaya tıkıverdiler.zaman azdı ne kadar pişerlerse o kadar karlarınaydı.
pişen pişti..kimi kömür oldu kimi yırtık çıkıp mikrodalgayı patlattı.
sonra gözlüklerinin üstünden0şöyle bir bakarak sıraladılar o bazıları;
işini seç, evini seç, karını, kocanı seç, aileni seç, sevgililerini, arkadaşlarını seç,geçmişini geleceğini seç hadi. ama tüm bunları yaparken ruhunu kişiliğini insanlığını da unutma onları da yarattığın yaratığın içine koy.onları da seç.
pardon da bu kadar dayatma yaşamlar ürettiğiniz çocuklar gün gelip dönmeyecekler mi sen neyi seçtin hacıı diye..
ya da ikinci yolu seçtiler.hiçç ilgilenmediler.
ortasını bi türlü bulamadılar.

yeniler ne yaptı?
kendi dünyalarını bi bilgisayar oyununa çevirebileceklerini zannettiler.acısız ağrısız her şeyin üstesinden gelebileceklerini sandı bebeler..

ahaha bok seçersin tüm bunları şekerim.seçebilen mutlu bi birey varsa getirin elini öpeyim.
olmayınca sardılar kendilerine;
vucutlarını,saçlarını başlarını kıyafetlerini hepsini değiştirdiler..yetin bu kadarlık seçiminle.
kendilerini bulabilmek adına 'biz' diye garip kimlikler ortaya attılar.bkn:apaçi,emo.
haa bir de tüm bunların gerçek birer seçim olmama ihtimali var tabi.
vucudum sevgilimin istedigi şekilde olsun öldürücü diyetler yapayım ya da estetik!!
kıyafetlerimi annem begendiği için alıyorum benim için onun zevki daha önemli vırvır edeceğine onun istediği gibi giyineyim.
okullarımı babam seçti.
arkadaşlarımı gittiğim okullar..
işimi girdiğim sınavlar.

seçim yapmak zorunda kalınılmaz.baştan bellidir tavrın..kimse ukalalık etmesin.istedim oldu demeyi bi bok sanmasın.herkes her şeyi seçebilir de kimse karşısındakini seçemez,kimse düştüğü durumu seçmiş olmaz.üstesinden gelebileceğin şeyler vardır,gelemeyeceklerin vardır.
önce çapını bilmen gerekir.bunu da ölçmeden bilemezsin.düş kır kafanı kolunu sonra bu benim seçimim diye vırvır konuş.

nerelere düştüm lan ben.
bunları itiraf edebiliyorsan eğer;artık seçimini yap.
aq bu işin.

12 Ekim 2010 Salı

saç'malamazım.


başına aldığın darbeyle sendeleyebilirsin.belki agrı yapar,sersemletir bir an belki..
belki acır.
ve bir gün gözlerin dönüp beynine bakmaya başlayabilir.ebediyen saklı kalan kıvrımları kumaş zannedecek kadar salak değilsen kendi kendine konuşmaya başlasan iyi olur..
evet bebeğim beni deli etmeden,deliriyorsun.ummadık taş baş yarabilir.

çok sıkıldım lan valla bak tüm saçmalamam ondan..
şu iş bi bitse de eve gitsem..

6 Ekim 2010 Çarşamba



gözlerimi kapatıp başımı geriye doğru yasladığımda nefes almak için öksürmem gerekiyor.doğduğum günü bile unuttum unutturdular bu yıl.
işi de bırakıyorum..
geçmiş olsun.

5 Ekim 2010 Salı


aceleyle bulunup bi peçetenin üstüne yazılmış bi hayata sahibim..
çoğu kelime kısaltılmış,çoğu cümle yazanın aklından uçup gitmiş.
sonuna peçetenin yetmediği,hızlı yazılmış göz ardı edilmiş güzel bir komposizyonun başlangıcına ve gelişmesine sahibim..
haddini aşmış ukalalığımın tek sebebi bundan..
şanssızlığımın tek nedeni bundan!