30 Haziran 2010 Çarşamba


yavşak nedir; kimlere denir?

kapıdan girdigi anda gözleriyle karşısındakini yeyip, (kii o bunu romantik bakış olarak nitelendirebilir..)
piç bi sırıtışla anlamlı anlamsız konuşmaya çalışıp,(ki ne sırıtıyorsun derseniz sırıtıyor muyum aa farketmedim.sizi görünce yüzümde güller açmış bana iyi geliyorsunuz galibaa..)gibi bi dırdıra başlayabilirr.aman deyim..
ya tutarsa diye tüm asılma hareketlerini yarım saat içinde bitiren adamlardır.('bu arada çokk güzelsiniz yaa,baktıkça bakasım gelüyür..')
kişisel alan falan da bırakmaz, el ayak hangisi yakınsa temastadır.
'noluyor' dersen, alacagın cevap; 'yanlış anladınız.. ben sizin anladıgınız gibi biri degilim.' olacaktır. bosuna yorulmayın.sonra iş, 'eski hayatınızda çok güvensiz ilişkiler yaşamışsınız..' a kadar gidebilir.onun için uzatmayıın kaçın.
yarım saattir karşınızda oturan adamı psikolog sanma aptallıgını gösteriyorsanız zaten;
bogaz köprüsü te şurda..

kısacası kaçın!
tabi ev sahibiyseniz eger ,böyle misafiri dövmekte ayıp oluyor..muş.
ne ayıbı ya hu kime ayıp?vurun gitsin;)
ve hiç bir kadının böyle bir erkegi begenebilecegini sanmıyorum..böyle iseniz düzelin.
böyle kadınlarda var tabii. onları da yavşak diyerek sıfatlandırıveririz.hiç sorun degil.
dip not:gürgen öz ün yavşak oldugunu iddia etmiyorum.yalnız suratındaki sırıtışı yetmiş. ondan şeetim...

28 Haziran 2010 Pazartesi

kazaymış adı.

önceleri zaman zaman görürdüm onu.uzaktan selamlaşırdık..gerçekten tanışıp dost olmamız ikinci sınıfı bulmuştu.gereksiz bi derste arkamda oturuyordu o gün..çok okulla haşır neşir olmadıgımdan bizim sınıftan mı artı mı bilmiyordum.yanındaki arkadaşına hafta sonu nişanlanacagını söylemişti ben de dönüp 'salak mısın hocam yaşın ne başın ne' demiştim..tabi bunu hoca da duymuş ona salak dedigimi sanarak dekanın kapısında beklememi söyleyerek derse son verdiginde benimle gelmişti o kapıya.ama o kadın da salaktı.ayrıca dersi de hayatım boyunca bi boka yaramadı yaramayacak.her neyse..
orada anlatmıştı ortaokuldan beri olan aşkını..açıkcası saçma gelmişti bana.bi insan ve hatta bi erkek yirmibirinde evlenecegim diye yanıp tutuşsun!
sonra fotokopileşmeler,gece yurttan kaçışlar,basket maçlarında amigoluk zamanlarım başlamıştı..onun da gece şehirden bizi toplama ve bavullar taşıma zamanlarına denk düşerdi..eglenceli,dürüst,saglam bi omuzdu benim için.. ve çok cimriydi:)
dördüncü sınıfta evlendi.çıtı pıtı şirin bi karısı oldu..tabi ikisinden de yüz bulunca evleri bizim yaz okulu kaçış alanımız olmuştu.
o hayatında hiç yaz okuluna kalmadı.biz salak salak okul ders derdine düşmüşken o babasına yük oluyormuş gibi part time iş kovalıyordu.
mezun oldugunda hemen iş buldu.
o küçük ögrenci apartından çıktılar,babasıgil hayalini kurdugu motosikletlerden almıştı mezuniyet hediyesi niteliginde..
sonra yüksek yapmaya başladı..'bu yıl bitiyo lan sen otur hala hayal kur.'sonmuş..
sonra 'çocugum olacak lan' dedi bi gün.bi kızı oldu şubatta.hala amca kafilesi yola düştük.salya sümük koştuk yanlarına..sarıydı ama bizim için fındıktı kızı.
sonra o motoruyla karadeniz turlarına çıktı.oralardaki çocuklar için tır dolusu hediyeler götürdüler.bizim cimriye de bakın yanlış sıfat yakıştırdık çocuga dememize neden oldu..
yirmialtı yaşındaydı daha.motoruyla gökyüzüne uçuvermiş geçen hafta.şu hızlı yaşamasının nedeni varmış.dagıttı bizi.nazlısını da fındıkla başbaşa bırakıp gitti.
demin tv de de konuşuldu motor kazaları..ondan önce ceyda telefonda ucuz yaşıyoruz dedi.hakikaten ucuz yaşıyoruz.

bir gün ben de öleceğim elbet..ama yine de sormadan edemiyorum.neden amaçsızlar kararsızlar degil de hayata sarılanlar çabuk bırakıyor kader; bilsen bilsen sen bilirsin..

22 Haziran 2010 Salı

uyuyalım lan..


beni yiyorlar.hem de kibar kibar..önce bıçakla kesiyorlar etlerimi tel tel ayırıyorlar sonra çatallarına batırıp agızlarına götürüyorlar.böcek gibi tırtıklasalar ruhum duymazdı oysa.fare gibi kulaklarımı kemirseler de.işten ayrılmam an meselesi..
böcek demişken;bazen yatagıma yattıgımda mezar duruşumu alıyorum.tam o bok böceklerini üstümde hissedene kadar putlaşıyorum.neden ilk gözlerime üşüşüyorlar?batıl bişi bu belki de..sonra uyu lan hadi diyorum kendi kendime lakin köpekler sıcaktan bunalmış çok havlıyorlar.koca mezarlıgımda yalnız uyuyamıyorum..
-eevett..12 saat çalışmaya devam ediyorum!it gibi herkesin işini yapmaya başladım.satış,danışmanlık,özlük bana sorulur oldu..hayır yarın elime paspasıda tutuşturacakları diye korkmuyor degilim..işten ayrıl-acagım.ayrıl-dım.
rahat rüyalar görmüyorum degil hani..yatagında bücekleri düşünen bi hatunun fantazi dagarcıgı dardır...
yapılacak bişi yok.bok böcekleri bunlar.kıpırdayamazsın.demiş.yine burada o.bazen onun kıpırdamasını istemiyorum.bu son öpüşmemizdi farkındayım.bi daha onu öpmek istemiyorum zaten.bi bıçakta o attı.yanagıma dogru.ahım tenimdir yanına kalmaz diye bi şarkı çalıyordu.hatta.kıpırdamasın o.ölmesin ama.böcekler ona gitsin.hissetsin hepsini.büyü gibi konuştum.töbe.
-ben galiba hiç bi finli filmi izlemedim.sahi sinema kültürü yok mu bu finlilerin yoksa?

19 Haziran 2010 Cumartesi

bir ayda elliye yakın şehit!
bu gece 11 çocuk..sahi kaç yaşındaydılar?anneleri babaları var mıydı yoksa ağaç kovuğundan mı çıkmışlardı.çocuklarımızı korusanıza!yazıklar olsun bize hala bitiremedik içimizdeki kurtları.kemirdikleri yetmedi.saçma sapan konulardan konuşup,
biz muassır medeniyetiz diye alışveriş merkezlerinde böbürleniyoruz!
seneye bugünü düşündüğümüzde aklımıza gelirler mi?yine atın haydi oyunuzu durmayın..
koyun sürüsü olarak yaşayalım..bu sene karne alanları da seneye bekleriz cami önlerinde.
buyrun el sizin,çocuk sizin.

özet..


saat:10.00 kalkış
...
..
.
saat:15.30 dolmuşa biniş.
saat:15.40 dolmuşta meydana gelen kavga.
saat:16.00 iş yerine varış
saat:22.03 işten çıkış
saat:22.38 eve varış
saat:22.45 dügün yerine varış.
saat:00.40civarı eve varış..
hiç bir abartı yoktur..
aq sadece günde üç saatlik! part time çalışıyorum..
iyi ki!
bi de sigortasızım bi de yarım saatte bi,üçününbiri yanına çagırıyor!
topu arıza bunların topu.
hadi iyi geceler bob.yarın sabah 7.30 da işte olmalıymışım!çıkış saatim mi sanırım 19.00..
tüm iyi niyetim bu..şimdilik tabii lere devam edecegim.ama mecbur degilim.biliyoruum..ama ama ama bırakamam..yoksa bayramda te şuralara gidemem..
düşünmem lazım tüm bunları.bırakamazsam sınava da giremeyebilirim.
bakalım yarın ola hayrola.

17 Haziran 2010 Perşembe

hepsisana.

son bi saattir balkondaki sardunyayla kesişiyorum.eve bi saat on dakika önce geldim
insan olsa ya ne bakıyorsun derdi ya da tanışır iki muhabbet ederdi illa ki dayanamazdı bu markaja.o ise,otlugu seçiyor;gecenin içinde yanımda pısıp kalıyor .
ve yarın işe falan gitmek yerine,1960lı yılların istanbulunda dolaşmak istiyordum..
oysa..sadece bunu anlatacaktım..
biri var.aslında konuşmuyoruz hiç.bu sardunya gibi..ama birbirimizi gördüğümüzde yakınımızda duruyoruz.hem bana başkalarına güldügü gibi gülmüyor.farklı bakıyor.. buna engel olamıyorum.başkalarıyla konuşurken onu dinlemeyi seviyorum.evet.bunu seviyorum.aramızda bişey olacakolsa ikimizde birbirimizi istemeyiz.farkındayım.bu mazoşistlik galiba.bugün onu izlerken,pardon! dinlerken çocukken piknige gittigimiz bi gün annemle buldugumuz papatya tarlasında nasıl koştugumuzu hatırladım..o yıllarda annem benim bugünkü yaşımdaydı.
kim boşuna yaşıyor?hepsi.ironikhepsi.
dua etmeli ruhumuzdan özür dilemeli jul..
en büyük haksızlıgı ona ediyorsun.arınmalı.artık olmayan o papatya tarlasında arınılamaz.hepsironik!

13 Haziran 2010 Pazar

ne iş?

geçen hafta çarşaf çarşaf filistinliyizciler ; kırgızıstandaki özbeklere niye sahip çıkmıyorsunuz ağalar paşalar sustunuz kaldınız!?o ceylan derisi koltuklara oturalı çocukların açık popoları unutuldu amenna..
(zaten içeride en düzgün giden iş şu tekelcilerin 4csinin ertelenmesi oldu onu da eylemle aldılar.bi de muhalefet liderinin istifası!unutulmayacak olaylar darısı digerlerine)ama şimdi bu yaptıgınız çifte standart degil mi? kırgızları suçlu bulmuyorsunuz bu durumda.kessinler anam..gerçi urumçi zamanında da unutulmuştu tüm bunlar.fazla siyaset ögrettik vicdanlarımıza tabii..
filistin de ayrı dalga.mahaale adı koyacagınıza şu apaçık hukuka aykırı 9 kişiyi öldürmelerine bi tepki koyun.
tamam la tamam yormayalım o güzel kafalarımızı:/

bi de haberlerde 'yaralı asker' demeyi çok gören televizyon kanallarımız var.'yaralı' deyip geçince özet oluyor galiba..kim o yaralı?niye yaralanmış niye ölmüş.umrunuzda degil.millet de ögrenmesin zaten çok şey biliyor bu desperate tipler..
pınar da gitti şimdi..üzgünüz degil mi zamanla geçer.anca gönderiyoruz çocuklarımızı.farkında mısınız??
bu iş 'kumalık iyi bişey degil;ama kaderinmiş.üstüne bi tane daha alıcam ahlakı gibi.'hepimiz passiflora içiyoruz.mutsuzuz.olsun kader bu.

12 Haziran 2010 Cumartesi

öte yanda


sakinligin cezbediyor beni.bugün başkalarıyla konuşurken ellerini, yüzünü, duruşunu izledim.o anlarda içimde baharın coştu,midemin içinden;kollarımın,boynumun,yanaklarımın derilerini yırta yırta dallarını büyüttü.
tamam,seni görmek bana yetti dedim,izleme!
çok sonra gözgöze geldik..unuttum her şeyi.ölümü çok erken tadacakmış bakışların vardı senin..hep onların yüzünden panikliyorum.sanki bakmazsam ölmeyeceksin.yine çevirdim başımı öte yana.
paniklediğim her an bakışlarını değiştiriyorsun.mesela bugün;çocugu oyun oynarken parkta onu izleyen baba haline büründürdün..saçlarıma baktın..'kestirmese miydin? olsun,bu da yakıştı.'
tabi bunları söylerken aslında o kadar yapmacık duruyordun ki,sen öyle baktıkça hepsi gibi dedim..sıradan.sen büyütüyorsun..
ve inan başka biri bana öyle baksa nefret ederdim..
hoşlanmıyorum,sakinliğini kendime bulaştırmak istiyorum.evet.bunu istiyorum.sonra arada sırada ardıma hiç bakmadan tüm kapılardan geçmek istiyorum.tüm çukurlara düşmek..
yolun sonu yakın;sensiz..
umrumda degil diyor bi yanım.diğeri deli olma jul diyor..iki yanım da konuşsun dursun,dinlemiyorum..umrumda değil.
sen ölebilirsin diye susuyorum sırf.konuşursam yüzüme genç halinle bakacaksın ve ben o bakışından korkuyorum.susmak istiyorum.

9 Haziran 2010 Çarşamba

devam karnesi

insanlar tatillere gider iken bir kaç gün kaçamaklar yaparlarken,
benim yaklaşık iki hafta boyunca herr gün ondörtonbeş saat işte olmam reva mıdır!bu durumda tabi ki isterim deli yagmur yagsın bu patronların tatilleri burnundan gelsin..ama noluyor..tüm şimşekler julinin kafasına çakıyor.istanbulu sel götürüyor.bunlarda arap kızının rahatlıgı varken amele olan ben oluyorum..ıslak kedi yavrusu halimle başvurdugum işlerden telefon bekliyorum halen..
allahım bu paratonerligimi çekip alsan artık üstümden diyorum.ya kanser ya katil olacagım başka bişi diil.bu arada hala sigortasızım.
ondan sonra aman niye sıkıntılısın sen 'bak,hayat ne güzel çiçekler böcekler vapurlar falan..'bu dönem de kırıklıyım..

6 Haziran 2010 Pazar

hayat;artık bitsen de gitsek diyorum..

2 Haziran 2010 Çarşamba

nokta.

yarını bilmiyorum.ama tüm yaptığım yarın için çabalamaktan ibaret.bi kaç gündür bogazım tıkanıyor hep.evet yine juli patladı.anlayamıyorum bunu ben artık..ve ciddi anlamda bıktım bu durumdan..çok boş değil mi?bana öyle geliyor..

ne çok faşist varmış içimizde.olur olmadık yerlerde hitlerin ekşi suratını görmek fenalık getirdi artık..siyaset bilgi işiydi hani noldu ya hu!geçen yıl profilinizde hepimiz ermeniyiz hümanistiz çicegiz böcegiz yazardı şimdi kahrolsun israil yaşasın faşizme dönmüş iş..ne kaygan zeminlisiniz..ben nası hala aranızda kalabiliyorum?siz insansanız ben nasıl insan olamıyorum??karşınızda yok etmek istedikleriniz insan degil mi?
sahi neydi bu insanlık? nasıl insan olunuyordu? birbirimizi öldürerek mi yoksa tekmeleyerek mi?siyasetten önce biraz felsefe çalışsak fena olmaz hani..gerçi o magazin ekinde bulunmaz..