26 Ekim 2010 Salı

işişişiş.




acayip bişi oldu!
bir haftada üç dört mülakata giren ben'i ben bile hatırlamıyorum artık.saldım bıraktım iş aramayı falan..boşver lan dedim kendi kendime kim mutlu ki hayatında?istediğin yaşama sahip insanlar da hep memnuniyetsiz.böyle boş işlerde varolacaksın sen dedim..
hem insanın yaşamında bişiler eksik olmalı ki, insan olsun.. senin eksiğin de bu olmuş olsun dedim.kandırdım kendimi.şimdi çok acayip şeyler oluyor.
son iki haftadır iş yerinde istifa rüzgarları esiyor..giden gidene beş kişilik ekipten iki kişi kaldık bu durumda beş kuruş almadan sabahtan akşama oniki saat boyunca iş yerinde koşturuyoruz.
yine böyle bi koşuşturmamda büyük patron yanına çagırmış beni,bende tam tanıtım için odaya girmiştim gelemem dedim.adam esmiş gürlemiş nası bi patron edasıysa bu! patt geldi salona baktı ben elaleme laf yetiştiriyorum.juli hanım işiniz bitince yukarı gelin hemen der demez kapıyı çarptı gitti.
bi saat sonra çıktım yanına ve günün ilk iş teklifini aldım!
sonra tekrar salona döndüm.kodaman bi müşteri beni balkona çagırıp,kendi iş yerinde satışı düşünüp düşünmeyecegimi sordu!
ben böylee uça uça eve döndüm gece..
sabah ise büyük bi kurumdan gelen maille uyandım!!
bi günde üç fıstık olabiliritesi yüksek iş..
allahım!! sanırım şansım geri dönüyor.sanırım normal insan modunun ne oldugunu ögreneceğim.
kıvranmadan bi bok olunmuyor malum.çalışıp çalışıp popo üstü düşmekten bi sıkıldım anlatamam.artık durumlar degişecek artık hak etmişimdir bunu.
başka hiç bişi istemiyorum.muhasebeci olmayı hiç hiç hiç istemiyorum.bunu düşündükçe emin olmak istemiyorum ama;bu kadar seçmece işin içinden bana muhasebe cıkmazsa adımı değiştiririm.

kasıma bi girelim..dört ayak üstü kedi mi olacağım yoksa dam üstü donan mı göreceğiz. öpüyorum seni. ozaman.
sonbaharım


Hiç yorum yok: