eski göçebeligimi özlemişim.iki gündür hangi arkadaşımı evde bulduysam onda kaldım.megerse başıma çrap öreleri varmış.dostu,düşmanı,en önemlisi aklını iyi tanımalısın...
bi şi oldu paramı çaldırdım.daha önce hiç olmamıştı...işin garip yanı herifçioglu hem taciz etti hem parayı arakladı.bi daha arka cebime para koyarsam...(köpekler o çalanı şeetsin.)(hayvan olan köpekleri demiyorum...)
düzensiz yaşamam ilk defa işe yaradı.orda burda harcayıp nereme tıkıştırdıgımı bilmedigim paralarla idare ettim.gitti 50lik...üç gün geçinirdim len ben onunla,hatta evden çıkmadan 15 gün bile geçinirdim.aah ah...
cuma akşamı çektim kapıyı,cansu'ya gittim silivri'ye.ne uzak bi yermiş orası.keşke edirne otobüslerine bineydim diye hayıflana hayıflana gittim.hatun beni arabaya attıgı gibi ateşli istanbul cuma gecelerinin parıltılarına attı...hayatım boyunca belki de gidemeyecegim göremeyecegim yerleri görüp hayatım boyunca belki de yanlarına bile yaklaşmayacagım bi acayip elemanlarla tanıştım,kaynaştım.hele bi guccili arkadaş vardı ki anlatılmaz yaşanır...hiç susmadı.nefes al,dinle, yemek ye,,gibi uyarılara aldırmadı bile.yanında oturan adamın susmaması;alnından girip kafanın arkasından çıkan bi çivi gibi oluyormuş...saat ilerledikçe her kelime bi çekiç darbesi halini alıyor.denemeyle sabittir.
arkadaşım,bi daha kaynaşmamak dilegiyle.
derken bu arkadaşlar önce alışveriş yaptılar.ama öyle üç-beş kişi de dolaşmıyoruz,benimle beraber dokuz kişi oluyoruz.alış veriş yapmak zaten benim için işkence bi de dokuz on kişinin kafasından vıdıvıdı sesler çıkınca migren tutar tabi...bi de üstüne restauranttan tek kişi 100 milyonluk bi hafiflikle çıkınca,'hani krizdeydik biz?' dedim.hamdolsun.
zaten çaldırdıgım para için yamulmuşum.alışveriş migrenimi azdırmış..bi de bu elemanlar kodaman aile çocukları olup önemli şirketlerde işlere başlamış,yurt dışlarına gitmiş,bi işler yapmış yapmış yapmış...elemanlar çok yorulmamış sonuçta.dönüp bana soruyorlar 'nerdesin,ne yapıyorsun?...'cevabım yok.basitçe...'şu sıralar aylagım.tadını çıkarıyorum:P'deyip geçiyorum.sıkıcı geçtigini söyyemem ama o gecenin ardından tek diyebilecegim... aaah aah...
eve gidince saat sabahın beşi buçugu gibi bi şeyiyken yatıp düşündüm,
ben öyle yaşamak ister miydim?diye;
almamaya karar verdim.almayım.neyi alacaksam onu bende çok merak ediyorum!!!
allahtan ne istemedigimi biliyorum.evet... daha ne istedigimi bilmiyorum.:) ööyle yaşıyorum işte...
cumartesi ece'ye geçtim.kendimi istanbul'un elit,aristokratik,sosyetik-ne kesimiyse artık ordan-bi sıçrayışta,ucuz banliyölerde yaşayan -o banliyö de bebek bu arada-beyin işçilerinin arasında buldum diyebilirim.zaten uyku arsızı oldugumdan sabahlara kadara vardırdık işi,en son tabu oynayıp köpek öldüren gördügümü ama içkiden çok sigara içtigimi hatırlıyorum.rahattım ama...evet amalarım var hala.tuhaf bi şi evet ve amalarla yetiyorum kendime.
bi defa iş güç konusu her zaman beynimi kemiriyor... yeni bi kemirgencik eklemenin ne alemi vardı?
arkadaşımın arkadaşı ile sevgili olma modunu anlamıyorum.
olanlar vardır saygı duyarım nasıl beceriyorsunuz?bi kopya verseniz olma mı?
bi de ilişki başladıgında ortada kalanlar lafa söze ne kadardayanacaklar?
ya da bittiginde kimin arkadaşı olarak kalacaklar?
ece'm lfım sözüm sanadır!;elit üniversitelerde burslu okuyan biri ile beraber olmayacagım sen üzdügüm için üzgünüm derdim ama üzülmezsin sen...zorlama.neden mi kompleksten ölmemek için...:)herifçioglunun en iyi yaptıgı iş aşagılamak sonuçta.gerçi adam dogru konuşuyordu ama ezer o beni...belli.
cansucum senin tanıştırdıgın daa,tek kelime ile piç.
yok canlarım almayayım:)tuhaf olan şey o şey evet...siz neden bana acele birini bulma girişimlerine giriştiniz?elalemle beraber beni çagırınca bi de benim size girişmeyecegimi bildiniz.ayıp be...
ama neden bunu size söyleyemiyorum bilmiyorum...bak onu da bilmiyorum.tuhaf bi şi.bu bilmemek yapışkan bişi her halde,beynmin yer köşesini ele geçiriyor,yapışıyor.
....
adriana amma dogal bi hatunmuş.bizim eve çaya gel adriana!yakından inceliyecegim seni.gerçekten inanılmaz mısın bakıcam.şimdilik sadece öyle gözüküyorsun...
tabi ki bilmiyorum.:) bu bilmeme işi giderek hoşlaşacak gibi gibi.
2 yorum:
atraksiyonlu geçen hafta sonun gerçekten...bi de söylemeden edemeyeceğim çevremde o kadar çok PİÇ varken insan mutlu olamıyor ya...en azından onları bıraktım arkamda muyluyum şimdi..
paranı çalan pisliğide allah bülent ersoya çevirsin inşallah..
ben can..her nerede ve nasıl yatıyorsanız selam olsun gibi...
adriana konusuna sonuna kadar katılıyorum. o ne doğallık öyle ya :) bende bizim eve çaya bekliyom. hatta ben yatıyada alabilirim :)
Yorum Gönder