19 Şubat 2009 Perşembe

şık.

gün agarmadan kalkarken sen,ben gündüzlerimi gecelerime sarıyorum...
geceleri en ışıklı günleri yaşarken ben;senin geceleri gözlerinin sahibi gelir seni senden alıverir...başın yastıkta kabuslar kollarının arasında...
benim boynumda rüyasız sicimler...kagıtlarda mürekkep,parmaklarımda boya izleri...

sen hep bi şehirde yaşayıp,aynı rüzgarlarla demlenir,başka bi şehirde beni sanarsın ya hani... düşünmezsin hiç beni...
şehirden şehire savruluyorum... sen hep elini uzattıgın yerde bulacagını san;
ben dagılıp,dagıtıp,kaybolup arada dönebilirim.emin olunmaz halimden...bilemezsin.

sagım solum yokmuş benim...ama müthiş yön bulurum.sensiz kaybolunası hiç bi yerde kaybolmam.boşluk yok içimde sensizligin boşlugu yok...düzgün altyapılı şehirler gibiyim...haritalarım belli.çok yanıltmıyorum kendimi...
belki de bu yüzden aklıma çok gelmiyorsun...
arada gözüm dikişlere takılıyor.burnum sızlıyor.severdim.karşı'lıksız en güzel severdim...bilirim...sen sadece söylerdin.
gündüzlerim gece olurken;yarısı kopmuş dikişlerim duruyor etimde.

en geçmiş bekleyişim bu.
yarın gidiyorum.başka bi şehre...son kalan ipligi de orada çekecegim derimden.dönüşümle izleri kapanır.
artık olmayacak...gelişine dair en ufak beklentim olmayacak...söz veririm.kısa süreli hafıza kayıplarıyla yaşamayı;olmayanı beklemeye yegliyorum.

Hiç yorum yok: