bugün uzun uzun yürüdük konuştuk.kedilerimizde yürüyüşe çıkmışlar gibi bizimle yürüdüler.onları da bozduk kedilikten çıktılar.jack bana hayatın kolay olmadıgını öylesine yaşayamayacagımı alış verişlerimin hep orantılı olması konusunda nasihatlarda bulundu.ama öyle bi konuştu ki içimi acıttı.
-juli hayatı bu kadar sıg ve bencilce yaşayamazsın.kimsenin sana zarar vermemesini istiyosun bi kabugun içindesin.ne birini sokuyorsun ne de başını çıkarıyorsun.çık artık ve yaşamaya başla çünkü yaşamıyorsun...ve ben senin böyle olmana katlanamıyorum...kimse katlanamıyor...
haklı. kendimi sakınacagım diye hayatı pas geçiyorum.elimde degil ama geçici bi süre bu böyle olmalı...geçecek biliyorum.
evet okuyucu,gördügün jack le barıştık.bi de utanmadan yürüyüş yaptık.eve gelince saçlarını taradım.bi annemin bi jack'in saçlarını tararım.çocuk gibi olur o zaman...kıkırdar durur.
onu özledigim zamanda gözümün önüne öyle gelir ve gerçekten burnumun diregi sızlar.
içimde yogun bi özlem oldugunu sanırım hep...geçmişte yaşarım. ama geçmişe dönmeyi istemem ben.geçmiş geçmiştir kalsın orda.ünlü türk büyügü burak kut'un da dedigi gibi yaşandı bitti saygısızca... benim geçmişim karşımdakini kırmamaya yönelik oldugu için fazla saygılıdır gerçi...
:( kendi beynimin içine etmede üstüme yoktur.
lanet beynim bi kokuları bi de mimikleri unutmaz.hatta uzunca bi zaman ardanın lanet bakışıyla uyanırdım.şerefsiz herif,yıldızlı yıldızlı öyle bi bakar ki insanın suratına sadece benim degil,ardayı tanıyan herkesin ilk aklına gelen gözleridir bence.gerçi son zamanlarda lisedeki matematik hocamın tükürüklü konuşmasıyla uyanır oldum. ne öngörülü herifmiş yıllar önce 'kıssım senden de bi şey olursa haber ver' demişti.
benden bi bok olucak hocam...ama sen hala o igrenç çürük dişlerinle dolaşacaksın ve çocukların sıralarına tükürmeye devam edeceksin...hiç merak etme sen...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder