20 Kasım 2008 Perşembe

labirent.

tuvaletlerdeki dizilmiş luzumsuz biblolar gibi
luzumsuz bi yerde
o sorumsuz halinle sevdim
gerçekten sevdim
labirentin içine hapsolmuş gibi
ne bir yangın merdiveni,
ne bir arka kapı,
-arandım durdum-
kalbin boşluk içi boşluk...
her labirent bitimi bir başkası başladı.
başlattın...
yer edinmeye çalıştım.
bir çıkış aradım dönüp durdum
sonunda midemi bulandırdın
labirentli kalbine kusup kaçtım...
sen ise dönmeden durmadan
benim agzıma yüzüme s**tın.
juli.

Hiç yorum yok: