9 Kasım 2008 Pazar

üşüyen yapraklar.

ben hep allah'ın sevdigi insanlara müthiş bir zeka ya da yetenek neyse işte o tılsımla ;onu kullanmaları için zor yasamları verdigini düsünürüm.bütün o zorlukların içinde hayat bana güzel baak demeyi bilen insanlar mutlu olabilir.o insanlar dünyaya iz bırakırlar bu belki muhteşem bir miras belki bir çocuk belki de bir ülkedir... o insanlar dünyayı degerli kıldıkları için cenneti gercekten hak ederler...

belki de yenilmemeye ugrasırlar yenildiklerinde ise başları dik duruşlarını hiç kaybetmemek için yaşarlar.hayalleri ve gercekleri ugruna yenilmeyi belden aşagı vurarak yenmeye tercih ettikleri için degerlidirler (aslında öyle bir şarkı vardı dinledikçe yenilesim gelen) ve bu yüzden ölüm onlara diger insanlara yakıştıgı kadar yakışmaz. geride bıraktıkları herkes ve her şey bu yüzden ölümsüzlüge inanır...

insan denilen varlık önce ben' e endekslidir.önce bencildir.'aman oglum önce hayatını kurtar diploman ,işin ,karın ,cocugun ,evin ,araban ,soban ,yatın ,yazlıgın... dünyaya çak çivini evladım o küçük çiviymiş git daha büyügünü bul yavrum...' mantıgı bu 'dur.
sonra o'nu yaşamını hayal ediyorum sadece hayal ediyorum çok tartısılan belgeselleri romanları arastırma yazılarını arkadas hikayelerini kenara koyup savaşlardaki halini, uykusuz gecelerini , kadınlarına davranıslarını,misafirlerini ,yedigi yemekleri ,geceler boyu yazdıklarını okuduklarını ,mimiklerini umutsuzluklarını ,sevinçlerini ,saçlarını ,...ve en çokta ellerini hayal ediyorum.hayallerini hayal etmekten korkuyorum ;aklım almaz deyip vazgeciyorum.bir insanın , genç bir adamın kendi hayatının gel gitleriyle hayalinde baş etmekten ürkmesi gerekirken;tüm bir ulusun gel gitleriyle gerçekte baş edip yenebilmesi;o milletin topraklarını elleriyle şekillendirmesi belki de gerçekten mucize dir. belki de bu yüzden onunla beraber yasamadıgımız halde minnetten öte bir duyguyla baglı oldugumuz içimizdeki ölümsüzlügünün nedenlerinden sadece biri bu dur. olamaz mı?
atatürk benim için herkesin saygı duydugu duvardan hiç inmeyen cerceveydi. bir tabuydu.zaman geçtikçe bu soyutlugun yerini başka derin somut düşünceler aldı. bi atatürk daha çıksa keşkeleriyle çıkmayacagını okullarda sıg ve beyinsiz tek başına yanlış karar alabilme potansiyeli hayli yüksek olan,' politikanın tükaka,düşüncenin suç' olarak ögretildigi televizyon cocukları olarak yetiştirilirken ;10 kasım törenlerinin zorunlu eziyet havası içinde okunan şiirlerin geçmesini bekleyerek onuncu yıl marşlarıyla tepinerek geçiren cocukların ...
büyüyüp her şeye ragmen düşünebilecegini kimse hesaba katmadı.ama zaman geçti. kimse birbirine benzemez dogru...ama insanlar birbirlerinin izinden yolundan gidebilir.

ben hala atatürke duyulan olaganüstü saygının var oldugunu;hiç yitirilmeyecegini biliyorum.ve o'nun yolundan ayrılmayacak milyonlarca nesillerin gelecegini umut etmek istiyorum.
rahat uyu ata'm deriz ya hep...atamızı gerçekten rahat uyutalım.
. jüli

Hiç yorum yok: