17 Kasım 2008 Pazartesi

iç.

bugün balkonda pinekledim durdum.arabaların parkedildigi otoparkımsı yerde seksek oynayan kızları gördüm.içim gitti.küçükken tek oynayabildigim oyundu bu. belki de tek başına oynanabilinen tek sokak oyunudur.şimdi çok emin degilim.bi ineyim iki de ben zıplayım dedim.komşuların evde otura otura delirdi bu bakışlarıyla karşılaşıcam diye inmedim.
içimde kaldı.
çocukken yalnızdım.'büyüyünce etrafın dolar kuzum,hadi al oyuncagını da otur şu köşeye oyna hadi' lerle büyüdüm.şimdi ise o kalabalıgın içinde yalnızım.konuşan gülüşen insanlar içinde oturmuş bi dizi izliyormuş gibi sadece izliyorum.dinliyorum.adam gibi karşıma alıp konuşabilecegim insanlardan da çok uzaklaştım.hoş konuşmayı da canım istemiyor...herkes sallıyor.bol keseden anlattıkça attıkça dilimle midemin arasında gelen giden tek kelime:SALAK! oluyor.
içimde kalıyor.
bi de fazla kibirli,daha da fazlası özgüvenli bi şey sanıyorlar beni sansınlar bozmuyorum.
ben gidiyorum.
ben gidiyorum.
diyerek oldugum koridorda bir saga bir sola yürüyorum.
nefes alış egzersizleri işe yarar mı?
manik-depresif olsam?en azından manik anlarda yetenegim olurdu.depresif anlarda her zamanki halim olurdu...
yetenek demişken 7 hafta da bi yaglıboya tablom bitti.
yavaş mıyım?
yavaşım. yav*** olmaktansa yavaş olmak iyidir bilir... görür... ha ha ha!!!
hiç ben gidiyorum diyemeyecegim galiba...
galiba...
içimde kalacak...

Hiç yorum yok: