11 Kasım 2008 Salı

acelem var

geçen yıl,hatta son dört ay öncesine kadar hep bi yerlere yetişmek için acelem olurdu.her şeyi zamanla ölçüp tartardım.sonra zaman geçti yılım geçti gelen gitti giden geçti.şimdi her şey için vaktim var hem de bolca...ama ben geçmişim.içim geçmiş...gerçi duyup gördügüm her saçma sapan şey olagan gelirken;geç yatmışım geç kalkmışım hiç umrumda degil.
fazlasıyla geç kalmış durumdayım yani...
bu durumdayken daha da içime çekiliyorum.evden dışarı çıkmayı bırak odamdan yatagımdan dışarı çıkasım gelmiyor.üstüne laf anlatasım hiç gelmiyor.nolmuş,neyim varmış, kendime yazık ediyormusum, 'hadi biras gesdirsinlermişmiş beniii' 'bi hava alayımmış.'bu cümleleri tekrar tekrar duydugum anda telefonun pili de bi kaç gün yerine takılmıyor...millet iyice öldüm sanıyor.
'bırakın aglayım biraz kendim için endişeleneyim.uyumaktan başım çatlasın.yetişmeyim bi yerlere.kokmuş pijamalarımla koltuklardan koltuk begeneyim.birazda sıkılayım'işte yüzlerine demek istedigim cümleler bunlar. ama üniversite bitip eve döndügüm için kurdugum cümleleri ilk saniyesinde anlayan kişilerle ya da anlamak isteyenlerle aramda kilometreler var...şimdi etrafımda annemin arkadasları (şaka degil),onların kızları ,akrabalar,teyzemler, komşu teyzeler ve onların çoluk çocugu...durumumdan memnun muyum? konuşmadıgım sürece umrumda degil.
çeke çekile bi yerlere götürüldügüm zaman ya da kahve yap hadi kızım işkencesine maruz kaldıgım zamanlarda uyuz gülümsememle rutin konuşmaları yapıp kısa kesmeye çalısıyorum .
yanımda üçüncü şahısmışım gibi konuşmalarına izin veriyorum.yoksa ne anlatmak istedin ne demek istedin şimdiii...lere maruz kalmak ve daha fazla konuşmak zorunda kalıyorum. sonra patlatılan gözlerin haddi hesabı kalmıyor.sonra şişip patlayasım geliyor.anlayın işte beni boş kalmak gariplestirdi yakında geçer kendi halime bırakın desem hiç kurtulamam.
ama basit yaşamak hoşuma gitmeye başladı.iki aydır oje sürmüyorum.saçlarımı fönlemiyorum.aynaya bi rimel sürmek için bakıyorum kendimi hiç incelemiyorum
hiç bir dişi gibi davranmadıgımın farkındayım bu çok önemli degil şimdilik
ama insanlıktan da çıkmak üzereyim tam bir haftadır sabah 6 da yatıyorum 9.00 da kalkıyorum uyku yok debelenip duruyorum.yemek yeme durumum da iç acıcı degil üç gün sadece su ile beslenip ertesi gün bi tencere pilavı yiyebiliyorum.televizyon izleme hadiseme hiç girmeyelim. kısaca öküz tren ilişkisi kuruyoruz.
normal olmadıgımın farkındayım.bu halimde beni terkedecek katlanamayacak bana onun da farkındayım.nereye kadar gider bilmiyorum.ama hala hayat bana güzel degil.yalnızlıgımı sevsem de...zaman muhtemelen kimyasal fraksiyona girse ucucu bir madde dir. öyle midir?
elimden gelen pek bisey yok yarın sabah ilk işim adaya gitmek olacak...tek başıma bir başıma.bi kendimi çekmeye mecburum.bi kendimi çekebilirim.
yeni başlangıçlar için yılbaşını beklesem çok mu geç kalırım onu düşünüyorum...

Hiç yorum yok: