çatt! bir kapı sesi...
cevapsız bıraktıgı sorularla kalan bi adam...
zaman bir bana yaramadı o günden beri. o kısacık günlerde öyle kazımışım ki seni ,zaman alıp gidemedik kumunu,tuzunu bıraktı derinlerimde...
sanırım sökülmüyorsun içimden.ne kadar lime lime etsem de; sen kum oluyorsun ,un oluyorsun kalacak bi yer buluyorsun. rüzgarım seni süpürmeye yaramıyor. hırsımla tırnaklıyorum bedenimi çıkarsın sanıyorum; belki de sen oyuk açıyorsun; kaçıyorsun... delik bulamadıgın yüzeylerimi deliyorsun, delik deşik ediyorsun beni... ne yapsam degişmiyor.sakin hayatımın katili oluyorsun.
gerçek gibi...
kabul etsemde etmesem de önümde duruyor işte.yalnızlıgım günle kavruluyor.her nefesimle katmerleniyor yangını...çok şey ögrendim gerçek hakkında; çaresizligimi ,kalp agrılarımı ögretti mesela;içimin boşlugunun derinligini, ögretti.
boşlugumu ögretti bana.masallarımın avucumdaki kor misali; her inanışımda daha da tuttugumu yaktıgımı farkettim.
evet... dedigin gibi; hiç birinin önemi yok.beraber gezdigimiz şehirlerin, karşılıklı yedigimiz yemeklerin,ne de beraber yaşadıklarımızın...
gerçegin önemi var...biz ayrıyız.hiç olamadıgımız biz...
çatt...kilit yerine oturdu.kapının önündeki ve arkasındakiyiz...kilit yerli yerinde artık...
gerçegimiz şimdi susarak kabullenmemiz gerektigini söylüyor.sen yaşlarla yasını tutuyorsun...konuşmaya taakatin yokmuşçasına en içten sandıgım bakışlarını hissediyorum üzerimde.kalbimde açtıgın boşluga akıtıyorsun yaşlarını içten içe küf kaplıyor...
kalbinde bir ceset var. katilsin artık...!
ben de sustum.ayaklarım konuşuyor şimdi. çarpıyor yerlere. koşuyorum.
kaçıyorum senden.ne kadar uzak o kadar cevap...
çaremiz yok.her neyse işte...
bekledigimiz bi istasyon yok. hayatta bizi beklemiyor gidiyor yoluna.tozuna beni kattı dumanına seni...dörtnala uçuyor şimdi ;bizi farketmiyor.kalbimin agrısını,sırtının agırlıgını farketmiyor işte...
seninle beni sarmak yerine,savurup atıyor...
kavuşamıyoruz.kavrulup gidiyoruz ayrı yollara...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder