(konu tamamen hayalgücümle orantılıdır.kişi ve kurumlar aslında hiç kimsedirler.üstüne alınan olmasın boş yere alt tarafı bi öykünün içindeki mektuptur.)
nazım,
her zaman söze allah seni başımızdan eksik etmesin diye başlardım.iyi bir adamdın orası muhakkak.ama zamanla yaşlandıkça dayanılmaz bir hale girdi ilişkimiz...ilişki mi demeliyim buna bilmiyorum çünkü diger evlerde eşler arasında olan hiç bi bagın bizde olmadıgını düşünmek istiyorum, yoksa evlilik denilen kurum ölene kadar adamı işe kadını da mutfaga hapsetmelidir.
şu otuz yıllık aynı yastıga baş koyma serüvenimizde sen beni karın olarak degil de ilk on beş yıl sana muhtaç olan aciz bir çocuk, sonraki on beş yıl da senin üstünden geçinen aciz bir düşman olarak gördün.zaman zaman tartışmalarımızda bunu dile getirmekten kaçımadıgın için söylüyorum...zamanla evin en kaprisli küçük çocugu ilan edildin...
sana 35 yıl boyunca 3 güzel çocuk verdim.ogullarımızı onlar benim çocuklarım diyerek koruyup kolladın inkar edemem.lakin çocuklarımızla hiç ilgilenmedigimizi evimizin çatısı altında bir aile olmayı beceremedigimizi kızımız okyanus ötesi yerlere taşındıktan çok sonra anladım.onlara karşı babalık vazifeni sadece maddi açıdan yerine getirdin ...ama bunu kimsenin dile getirmeye de cesareti olmadıgını ,cocuklarımızın evimizde konuşmaya korktuklarını aman söyledigin söz başka şekilde anlaşılır diye her sofraya oturuşumuzda gerildigimizi hiç fark edemedin.çünkü o zamanlar sen tartışma açmaya yer aramakla meşgul olurdun...her kavga sonunda özür diledigin gibi bir hafta geçmeden yine aynı nedenlerle birinin burnundan getirirdin...ama artık bende yaşlıyım.senin saplantılarından kafandaki kurguları düzeltemez hale geldim.bıktım...
sen begenmesen de çocuklarımızın ahlaklarına görgülerine diyecek bişi bulamayacagını sanıyorum...bir anne olarak elimden geldigince iyi yetiştirmeye çalışırken sen anneligime de burun kıvırdın eleştirilerini eksik etmedin.buna ragmen çocuklarımız için kredi kurumu olmaya devam ettin.başka hiç bişi degil.
evlilige karşı olmamaları için, karşılarına çıkan insanlara insan gibi davranmaları ,özgüviçin elimden gelen her sözü söyledim.ogullarımız şanslıydı karşılarına hep iyi kızlar çıktı...ama kızım benim gibi olmaktan korktu...her gün gördügü kavgalardan ürktü.babaları kalp krizi geçirdikten sonra uyandıgında ilk lafının 'anneniz yüzünden' denilmesine artık gülümseyemiyorlar...çünkü anneleri de riskli yaşlara girdi.
sana saygısız olmamaları için elimden gelen her şeyi yaptım ogullarımız bir kere bile seslerini sana yükseltmemiştir.kızımızın da yedigi dayaklardan nasibini alıp hiç konuşmadıgınızı biliyorsun.
benim şu 50 yıllık hayatımda ne annem ne de babam kaldı.canımdan öte sevdigim evlatlarım; düzgünmüş gibi görünen aile yuvamızdan kaçma kaçtılar...ele güne karşı dersin ya hep...elin günün düşüncelerinden yoruldular artık...
arkalarında babaları yok anneleri de yük olmasın onlara diye kendime yetebilecek bi iş buldum.artık 50 yaşında hiç bi sosyal güvencesi olmayan bir kadın olarak hor görülecegime bu hayatta yaptıgım hiç bir şey teşekküre bile layık görülmeyip üstüne boş iş olarak anılacagına gitmeyi yegledim. bir nufus cüzdanım bir üstümdekilerle hiç bir şeyim olmadan ''senin'' evini ocagını, altınlarını, perdelerini, tencerelerini,...her şeylerini sana bırakıyorum.senin paranla alınmıştı tepe tepe sen kullan...derdin ya hep.
artık suçlanmaktan,hor görülmekten yoruldum ben. bu dünyadaki sınavım sen idiysen allah beni affetsin.sınavımı geçemedim demektir bu...
boşanma belgeleri yakında eline geçecektir.
karın ayla.
4 yorum:
iyi denemişsin.
geçer not aldı galiba :)
geçer ne demek.
güzel bir kurguydu. kurgu değil mi?
:) 50 yaşında 3 çocuk annesi olabilmem kurgu mu bilemiyorum.içimde bir ayla varmış ortaya çıktı...
Yorum Gönder