3 Mart 2009 Salı

iyi haber kötü haber

seni çok ihmal ettim blog farkındayım,ama yoktum ben...bi delige girmiştim sonra çıkacagımı sanmıştım.olmadı blog... olmadı...hiç iyi olmadı.organizasyonlarım elimde patladı.ama sana yazmak üzere notlar almıştım.ben susayım şimdi o söylesin sana...hiç degiştirmeyecegim.

***

aklımdakileri bi şeker kagıdına yazıyorum.sıcak kalsınlar diye.aklımdaki her şey sıcaktır işte...itiraz etme lütfen.bu seferkinin tadı,kokusu da var...fırından yeni çıkmış hindistancevizli kurabiye gibi...agızda pütür pütür hindistan cevizleri kalıyor.dagılmıyor.dişlerimin arasında uzun süre kalacak gibi...
evet büyük degişiklikler oldu.evet.eşofmanım attım artık üstümden.elbiseler içinse mevsim müsait degil.hala sogukmuş...
yeni bi delik açtım kulagıma aklıma en yakın yere...ben her önemli olayda bi delik açıyorum.dogdugumda göbegime açılan delik gibi.kulagımdaki yedinci delikte hayırlı olacak inanıyorum.bu iyi haberim sana:)
detay veremem şimdilik girişi tamamlayamadık gelişme ye bi gelelim o zaman yazacagım...

ben ince bellimi elime almış tadımı çıkarırken andre aradı.andre çıktı geldi sonra.artık beklemekten bıktıgını falan anlattı.o açıkça anlattırken ben ince bellinin sıcaklıgından medet umdum sıktım elimin arasında...ikinci bi ömür çizgim oldu.acıtmadan yer etti çok kırmızılaştı elim.andre ince belli kadar beni anlamadı...ne içimi ne dilimden dökülenleri...hiç bi şeyi anlamadı.
şimdi bu şeker kagıdına şeker gibi güzel şeyler yazmak isterdim.andrenin söyledikleri gibi güzel şeyler mesela...'lütfen elini ver.sana hoş geldin diyeyim artık,gece gözlüm ...; juli,sevdigimi söylemek için çok bekledim.daha açık nasıl diyebilirim? sevdim seni,izin ver...;'
evet,benim bi berabersizligim var kenisiyle...eski tanıdık yeni aşk olmadı.olmadı diye üzgün degilim çünkü hiç bi zaman onu öyle görmedim.yok işte.içimden gelmiyor.içime yer etmiyor.evet desem de etmeyecegini biliyordum üzmenin alemi yoktu onu...
üzgünüm çünkü onda hep var olan,beni sevindirmezdi.ben onun beni sevdigine aglarken;o elime sızlandıgımı sandı.hayatında kimsenin reddetmedigini anlattı.ben içimden,'sevme beni sevme işte'diye söylenirken o dinledigimi sandı.canımı acıtmanın yollarını aradı...sevgisizligimi cesaretsizlik olarak yorumladı.beni horladı...
yani;bildik tepkiler verdi,anlamaktan çok mantıksız,sıradan bi duyan gibiydi;bildik bi sinsilikle kuyrugunun acısını çıkardı.karşısındaki kızın'ay gibi oldugunu !' herkesi göz alıcı parlaklıgıyla mest ettigini söylerken suskunlugum onu fakatlara geçirtti;delik deşik karışık bi toz bulutu ,darbelerden kendini sakınamayacak kadar'aciz' bi kız çocugu oldugumu söyledi kibarca.
o ise bendeki büyük deliklerin çogunu dolduracak olduguna emin konuştu.
kısacası andreye göre;ona ihtiyacım vardı.kafası karışık sevgiye muhtaç,hırçınlıgı suskunluguna vuran,bi kız çocuguydum ve kimse beni sevmedigi için hırçındım gözünde.sonra da nefret edilesi bi varlık oluverdim...geldigi gibi aniden çekti gitti.
bi daha asla görüşmeyecekmişiz...

her hayır dedigim adam temelli gidiyor ulan...yeni tanışmalara da açık degilim şu aralar...iş yok,okul yok...en büyük sorunum konuşmaya taakatim yok...azalıyorlar böyle böyle.elimdeki piliçleri ürkütmekten zevk almıyorum!
evet bunun için kendime çok kızıyorum.demin jackle de konuştuk;o da aptal oldugum kanısında.andre için meraklanmamamı onun da c ye benzedigini...bi sürü bıdıbıdı...
yani bi kız bulunca geçermiş blog.ulan ben o c yi nası kaçırdım.nası hayır dedim!
evde kalırsam sorumlusu benim blog.kesinlikle benim.sorunum çok yeni sorun istemiyorum deyip deyip adamları kaçırıyorum...ama valla biri sevgiymiş aşkmış bahsedince tüylerim diken diken oluyor artık...
biliyorum benim yüzümden hepsi...yine de gözlerim bi an eski gördügümü arıyor;sonra bugulanıp siliniyor...geçmiş zamandakine agız dolusu en derin küfürlerimi sunarım.
herkese kolay gelen beni çok zorluyor.
bonbon turc-confıseur:P

Hiç yorum yok: