mevsimlerle oldum olası sorunum vardır.bir defa uygun giyinmeyi hiç beceremem sonra dönemsel(mevsimsel) olarak hayatıma aynı mevsim tiplerine uygun olan hayvan suretli adamlar girer...ya da girmeye çalışır.ama ben en cok kış ayılarını severim hoşlanırım onlardan...-hoş zaten yaz aşkları bana ugramazlar.her yaz bi işkenceye baska bi şehre maruz kalınca insanlıktan çıkan ben oluyorum. neyse...-elimde degil galiba en çok ayıları çekici buluyorum...bu ayıcıklar sadece kendi egolarının tatminiyle ilgilendigi için hiç bi sey önemli degildir felsefeleri ''anı yaşa'' dır.kendilerini dayanılmaz cezbedici her istedigi elmayı yiyebilen ve her zaman haklı ayıcıklar olarak tanımlarlar. onlarla top oynamak isteyenler, oyun bitince toplarını onlara hediye etmek zorunda kalırlar; ayıcıklarımız topu alıp çoktan inine girmişlerdir...;önemli olan oyunu oynamaları ve karşılarındakilere zarar vermeleridir.çünkü onlar kendilerini hep zarar görmüş hissederler.hayattan alacakları bir öç vardır hep...herkesin hayatı romantik filmler gibidir ama kış mevsimindeki bu arkadaslar hep müslüm gürses kliplerindeki adamları oynamalıdırlar bi de benden cok alkol içerler bunlar ben bile yarısamam cocuk dogursam sırf ana babasının gencliklerindeki alkol tüketimi yüzünden beyinsiz dogarlar allah korusun...
yine de
isimlerini unutmadıgım elini tutmasam bile bende yara olmuş olan en favori tiplerimdir... evet platonik takılmışlıgımda mevcut ...biliyorum biliyorum biliyorum.aptalın tekiyim biliyorum.bi de kavga anında ayı denilmez bunlara çok kızarlar.ne agız kalır ne burun...
*hepsi geçmişte kaldı gitti.yaşlandık azizim...şimdi gögde iki uçurtma var cama çarpan damlalardan daha çok kıskandım.iplerini kopartıp gittiklerinde kimse arkalarından kötü konuşmaz.bugun iki uçurtmayı kıskandım...süzülüyorlar hala.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder