
allahın sevdigi kuluyum.valla seviyor beni.neden mi?..bu günümü düşününce kesinlikle seviyor beni.başka türlüsünü kabul edemem..günüm saat 17.00 civarlarında başladı. aslında,trende boş yer bulup oturmamla..kafamda patrona söyleyeceklerimi tekrarlıyordum.bi iki durak sonra başımı kaldırdıgımda, bi çift gözle gözgöze geldim. can!
baktım.bir daha baktım.allahım ben bu adamı tanıyorum!?!? 'juli' dedi.o ses..hayatta unutamam dedigim insanı unutmuşum.luzumsuz insanların ve annemin gazına gelerek yıllar önce terkettigimdi.yaklaşık dört yıl tesadüflerle karşılaştık ve ben hepsini israrla reddettim.hepsinde ikimizde titredik.o zamanlar ardanın iki katı saplanmıştım can'a.aslında bi boka yaramayan bi adamdır ve hala adam olamamış..bu sefer her şey normaldi.üstümüzden çok bulutlar geçmişti karşıma oturdu konuşa konuşa inecegimiz yere geldik.zıt yollara düşünce sarıldı görüşürüz dedi.görüşürüz dedim.ayrıldık..lan salak nasıl görüşeceksin aptal juli bi kere de git şunun peşinden dedim.seslendim arkasından.ve telefonunu aldım:)galiba arıza tipler çekiyor beni amaa amaa..
juli ben de seni bulana kadar arayacaktım her yerde dedi.gülümsedik ayrıldık.
tam iş yerine yürürken benim yavşak seslendi bu sefer.. meger aynı trendeyimşiz.boku yedim,artık tüm peronları dolaşacagım falan dedi.
onbeş dakikam vardı ve can yüzünden aptal aptal sırıtıyordum.bi sigara içeyim siz girin içeri dedim.kafam dagılmıştı.bu başladı tabi yok ben sizi bırakmam çay içelim surda falan.tamam lan dedim hadi içelim.karşımda durdukça sinirimi bozuyor adam suratıma suratıma öyle bi bakıyor ki..bişi mi diyeceksiniz dedim.çok güzelsiniz niye kaşlarınızı almıyorsunuz dedi.yuhh param yok ondan desem anlar mı acaba?kuaför müsünüz siz dedim.yok diilmiş.sonra başka seylerden konuştuk çok güldürdü beni.sanırım huyu başına bela.
içeri girdigimde direk büyük patrona çıktım.anlattım durumu.benim bu parayla çalışmam olanaksız dedim.güldü.muhasebecinin bi yanlışlık yaptıgını onun haberi olmadıgını ve bende kesintiye gtimediklerini söyledi.bende ama böyle oldu dedim.'canım ben sana böyle diyorum.sen işine bak merak etme'dedi.ne umduk ne bulduk diye aşagıya indim.işime koyuldum.tabi benim yavşak bugünkü müşterilerimden biriydi.
bunların masaları var bende başlarında hocalık yapıyorum.nereye oturayım dedi.istediginiz yere dedim size yakın olmak istiyorumsiz nerede oturuyorsunuz falan dedi.yok öyle bişi ben dolanıyorum hep dedigimde ortalara oturayım yakın olayım size dedi.ve fırçayı haketti.bunun işim oldugunu ve davranışlarının beni rahatsız ettigini anlattım.özürler dilendi.bu konu da kapandı.
sonra işe öyle bir dalmışım ki cadı patroncugum kapının önüne gelmiş beni izliyor.ayy canım çocugum çok koşuşturuyorsun bugün..dur yardım edeyim dedi.gitti birinin başında durdu.ben yine koşuşturuyorum.su içemiyorum o haldeyim.hayatında ilk defa saat 21.00da çıkmış işyerinden..herkes şok olmuş.tabi hiç gitmedim odasına hiç ugramadım.hoş kendi yerimden burnumu çıkaramadım.
ama bitti bugün!!
ve can..
durmadan mesaj atıyor!mazideki otluklarım tutuşur mu yine acaba..
ben çok dinginim şu an.essegimi kaybedip buldum bu gün.
3 yorum:
aslında bi boka yaramayan bi adamdır ve hala adam olamamış..
dediğin bir adamla otlukların tutuşmasını düşünmen ilginç..
hayırlısı diyelim...
Bak ne güzel, işler yoluna girmiş.. Bu dünyada diğer insanlar da yaşadığı için ara ara rahatının bozulması normal tabii.. Ama sonra rayına oturuyor işte.. Mutlu olabilmene sevindim, bak:)..
cem:hayatın sagı solu hiç yok.sırf onun için hepimize hayırlısı demeliyiz.
muhammed:sence işler sahiden yolunda mı ablacım:)hala param sigortam yok ta..:)
Yorum Gönder