17 Nisan 2010 Cumartesi

hoş -gel-din-yine-gel-hep-gel.




ögleden sonra çıktım..işim vardı.
tam güneş batarken şehrin öte yakasına işime gitmek için yola koyuldum.metrobüs sana aşıgım..senle yaşayabilirim.hayatımı kolaylaştırıyorsun.ama çok yogunsun.bi sürü insanla aynı yerde yaşayamam vazgeçtim lan..
yollarda ömrüm geçiyor.hep böyle oldu bu.misal oturdugumuz ev benim onyedinci evim.yirmiküsüryıla onyedi çatı artı ikiyurtodası sıgdırdım.şehirleri saymaya luzum yok! sonuçta hiç fena degilim;)seviyorum hatta..tamam.insan dedigin her yere uyum saglar,her yerde yaşar.biliyoruz bunu.
karşı diyordum..allahtan her gün karşıya geçmiyorum.onun için farketmemiştim.erguvanlar açmış.bahar gelmiş.yine.üşütmüşüm.
burdan farketmem lazımdı degil mi? giyinmeyi bilmiyorum bu havalarda. orhan veli haklı valla.bi de üstüne erguvanlar!
kalabalıktan yapışmıştım metrobüsün puantiyeli camına hık hık diye burnumu çekiştirirken fırsat bildim bunu morlupembeli dagları beynime kazımaya çalıştım.
başka hiç bi yere bu kadar yakışamaz bu çiçekler..yol ortalarına dikilen laleler haddini bilsin gözümde erguvanlar var benim..
'baharda bogazda erguvanların açmasını görmeden ölmek olmaz..hidiv'e,ıhlamur'a büyükada'ya gitmeden olmaz..ölcez gidicez tadını çıkarmadan arkada bırakmak olmaz.'dedi içimdeki iyi kalpli olanlardan biri.
başkası karşılık vermeden durur mu!'plan yapmalı.yine uygulayamamalı..bogazdan geçerken cama yapıştıgınla kalmalı!'diye kursagıma tıkadı nefesimi..
ikikereikibeş.
haklı'lar.

Hiç yorum yok: