12 Ağustos 2009 Çarşamba

dışarı

hande gitti.

ben çuval gibi oturdugum yerden kalkamadım tüm gün. altı yedi kız ;üç dört gündür dolaşıyoruz dolasıyoruz dolaşıyoruz.en çokta işsiz ben ve hande dolanıyoruz kim ne derse oraya koşturuyoruz.ece geliyor sonra; açım diyor... biz zaten hiç bi şey yememiş oluyoruz.yesek mi yemesek mi, şuraya mı otursak ,buraya mı.. diye saçma sapan kararları veremiyoruz.işte o anlarda erkek olsaydım keşke diyorum...sanki erkekler aralarında hiç kararsızlıga düşmüyorlarmış gibi hissediyorum.

oturuyoruz. cansu aranıyor işten çıkıp geliyor...sonra defne arayıp istanbuldayım juli size geliyorum diyor.tarif ediyoruz yolu...yanında gül var.gül hülya yı buluyor...

mütemadiyen taksimde buluşulup kadıköy barlar sokagına kadar elimizde şişelerle yürüyüşe geçiyoruz.asla bir mekanda başlayıp bitiremiyoruz herkes birilerini görüyor tesadüfen ahmet' i yolda bulup oturtuyoruz. asmalımescit taraflarında şimdi dört gündür beraber oldugu kızı tanıyoruz ahmetin yanında; salaklıgını, kızın elindeki oyuncagı ne kadar sıkı tutacagını konuşuyoruz.ahmet bozulmuyor.gidiyor sonra ertesi gün gözün açıldı mı diye arıyoruz.tamamen kapandıgını sanıyoruz şimdi.ne halin varsa... diye yolumuza devam ediyoruz

adalar caddebostan kadıköy de son bulan bir gece olacak sanıyoruz lakin gece son bulamıyor benim için...adada yürüyerek aya yorgiye çıkıyoruz.allahtan kestirme sandıgım bi yol var yoksa...ada yorgunlugunu caddede ayakkabılarımı çıkarıp yaptıgımız kahve molasıyla atlatmaya çalışıyoruz.uykudan eser yok bi gitti mi geri gelmiyor adi...iki gündür eve ugramadıgım için aynı kıyafetlerle dolanıyorum.hande gıcıgında bok gibi para oldugu için girdigimiz her maazadan farklı ve temiz çıkıyor.ben cebimdeki parayla eve gidip gidemeyecegimi düşünüp çaktırmamaya çalışıyorum.ordan direk taksimde solugu alıyoruz.

daha önce gitmedigim bi bara gidiyoruz masada on kız dört erkek var çocukların birini hande tanıyor bizde ismen tanıyoruz. içiyoruz oturup konuşuluyor gözlerimin içine bakılıyor dinlemiyorum gülüyorum karşımdaki çocugun adını unutup duruyorum çocuk konuşup duruyor bilmedigim şarkılar çalıyor hande mutlu hoşlandıgı çocukla karşımda gülüşüyor cansuyla konuşuyorum o da yanındaki çocugun kafa kagıdını ezbere almış gidiyor sonra tanımadıgımız kızlar gidiyor.ögreniyoruz ki kızların sadece birini cansunun yanındaki tanıyormuş.kalkalım diyorum handeye yok diyor.oturuyoruz.karşımdaki çocuk yanıma geliyor.adını yine unutuyorum cansuya soramadıgım için çocuga soruyorum adını soyadını söylüyor.bakıyorum yanımdakinin susmaya hande nin kalkmaya niyeti yok.bira söylüyorum. çok içiyosun diye kızıyorlar bende kalkın o zaman diyorum koyvermiş gidiyorum.çok yoruldugumu hissediyorum.yanımdaki biramı içmeye başlıyor.bitiriyor. söyleyim söylemeyim tartışmasından sonra kalkalım diyor cansu.

sonra meydanda çocuklarla inatla tokalaşmaya çalışıyorum.yanak yanaga mucuklasıyoruz.metroya gidiyoruz biniyoruz.bunları hatırlıyorum. taksimden metroya binişimi hatırlıyorum!. cansuya nasıl geldigimi hatırlayamıyorum.. ve içmedigimi biliyorum.!yorgunluk acayip bişi.

cocugun beynimi şeettigini söyleyip durmuşum. hande öbür çocugu sorup dururken ben adı neydi ya hu diye kızı çıldırtmışım.ayıkınca çok hoş biri oldugunu farkettim.lakin artık çok geç...
çok atıp tutmuşum.
uyanınca yine adını hatırlayamadım.

Hiç yorum yok: