16 Mayıs 2012 Çarşamba

kalabalık bir kuyrugun sonuna geçip gittigim yerde beni nelerin bekledigini bilmeden beklemeye başladım önce.sıra bana geldiginde biletimi ve pasaportumu uzattım.tek kelime etmeden sayfaları çeviren o adama baktım halinden bıkmıstı. nereden bilebilirdi ailemi sevgilimi bıraktıgımı gittigimi;sürgün edildigimi?arkamı dönüp anneme gülümseyerek okapıdan geçtim.oysa bir yere giderken hep nuh'un kabilesinin hikayesini hatırlar asla arkama bakmazdım..ben ilk gidişimde geri geri tüm vucudum geçmişime bakarak geçtim o kapıdan. kapıların acılmasını beklemeye koyuldugumda o zamanlardaki sevgili aradı.gidiyorum dedim kesik..öyle bir andı ki gitme lan dese olsun juli beklerim dese hayatımın sonuna kadar dizinin dibinden ayrılmazdım.ama demedi diyemedi işte.onun yerine inşallahlarla maşallahlarla yetindi.mail atarmısın dedim.tabi.bok atar.adam gözünün önünde olmayanı napsın? tamam ya dedim.o ihtiyar bi şehre gittigimde iyi gelecek dedim.beni sigara paketi gibi masanın üstünde bırakıp gitmiş adam.ne bilirdim..sevilmeyecek denli olanlardan olduğunu.. gittiğim an ikinci aramamda açmadığında anladım yalnızlığımın boğazıma yapıştığını.
bi de o vardı.her yerde beni arayarak yok eden o.adımı anmasını yasakladığım o.beni evimden işimden sevdiklerimden ayıran o.
ihtiyar şehir aralarken kapıyı yol boyuna ağladım.iyi olacak diye diye ağladım ben..başlarda iyi de oldu aslında ingilizce bilmeyen bir rus en yakın arkadaşım oldu oralarda..sonra bir gayle barlarda takılmaya başladık..
zamanım doldu dediler gitmen lazım olmaz burdan git yine gel ama.sevdik biz seni!
geri geldim.evim benim değil.annem babam kardeşimle üç kişilik bir dünya sanki.tamam severler beni.çok severler hem de..ama eksik bi şeyler.burası benim kokmuyor!
bekle dediler bekledim hala bekliyorum.yorulmadan bıkmadan usanmadan bekliyorum ben.sevdiğim de gitmiş istanbuldan.belki bir sevdiği vardır.ortak arkadaşlarımızın hepsi ağız birliğinde.
yalnızlığımla geldiğim ihtiyar şehir yalnızlığımla sepetledi beni anlayacağın.

Hiç yorum yok: