26 Aralık 2010 Pazar

kırmızı da yakışır!




cumaydı sanırım.kulaklığımı takmış ögle vakti işe gitmeye koyuldum.kafamda durmadan yanıp sönen düşüncelerimi bastırmış hayatıma girmek isteyen yeni gözdelerim! kırk yaşındaki 'bekar'lardan nasıl sıyrılacağım diyerek içimden küfür bilgimi sınıyordum..
sonra metrobüse bindim.üçkişi üstümde iki kişi altımda aktarma yapacağım yere geldim.bıktım ben bu yollardan!günün dört saati yolda aq.kaldı 20 saat! bunun 14 saati de asgari çalışıyorum..yemek uyku banyo vs..kaldı 6 saat!ve buna rağmen beni doguran kadın da dahil olmak üzere hayatımdaki herkes sen napıyorsun ki!?anca yatıyorsun!?!diyor bana. höst!!!neyse işte.
gerçekte de rutine bindirmiş gibi hep aynı günü yaşarım kısacası.
aktarma yapıp başka araca bindiğimde sırtımı cam kenarına verip ayakta durdum.yan tarafımda iki kişi oturuyordu.ama öbür yanımdaki hatun çat çat çantasını saçlarını bana savurup duruyordu.nasıl gıcık oldum nasıl gıcık oldum..o kıvırcık püskül saçlarını parmagıma dolayıp çaaat koparacaktım ki,oturanın dizinin beni dürtmesiyle tüm sinirimi ondan almaya karar verdim.hem oturup hem nasıl dürtüklersin laan!bakışıyla döndüğüm anda bakakaldım.tanıyorum tanıyoruumm.. başımı çevirip çevirip bakıyorum gözleri
ne,o da başladı gülümsüyor..yok yok tanımıyorum..annem sen ne tatlısın!?.işte dedim jul olacaksa böylesi olsun yanında sil herkesi.uğraşma olmayacak dediğin işlerle.ne başka şehir ne başka ülke!burada kal,bu bakışlarla..
o nasıl bakıştır.
o nasıl gülüştür.
tabi ben naptım??öküz gibi baktım baktım..sonra paat indim aşağı.70milyonluk istanbulda!?onu zor görürüm bir daha.
aslında belli olmaz tabi hayat bu..
lakin metrobüsteki kırmızı eşofmanlı gülen bakışları bir daha görecek isem..
her günüm cuma olabilir.hatta ben.
hatta ben o elleri tutabilirim bile..şans!o olmasa bile beynimi silip süpürdü.beni yine akıllı kıldı.sağolsun varolsun.ömrü boyu mutlu olsun.

Hiç yorum yok: