17 Aralık 2010 Cuma

çocuk kılığına girmiş kartlar.

her şey gerçekti.kendimi o kadar kaptırmıştım ki iki aşk iki iş arasında can çekiştiğim anlar oldu.uzagımdakini arayamadıgım her an yakınımdakinin kollarına sarıldım.hata yaptım.
aldanmaktan korkarak aldandım.iki adamı bir sanmak gibiydi iki işi de idare etmek..
en sonunda yorulmak vardı.hep öyle olurdu.olacağını bildiğim bu durumdan kendimi sıyırmak zorundaydım.canımı bu güçsüz halimle yakamazdım.ters köşe için her ikisini de seçtim.uzağımdakinin içini yakınımdakinin dışıyla anca dengede tutarken haksızlığımı kaltaklığımı vicdanım durmadan bağırıyordu çünkü.yorgunluktan çok yıpranıyordum.farkettirmeden ince ince kırıyordum tüm hayatımızdakileri.hiç istemezdim bunu.ben böyle biri olamazdım.en büyük nedenimdi.
üstelik bu iki adam da günün farklı zamanlarında adımı bile unutuyorlardı!
başlarını koydukları yataklarda başka bedenlere sarılıp mışıl mışıl uyurlarken ben bedenimi unutarak hiç uyanmamayı dileyerek battaniyelerin altına büzülüyordum.
hiç kimse hayatından vazgeçmezdi benim dünyamda.çok kıymetliymiş gibi tutunurduk.sırf bunun için sırf bir daha başa sarmamak için ikisinin de kendisini haklı görmesini sağlamalıydım.
çok düşündüm iyi plan yaptım.ikisini de takıntılarından vurdum.şimdi acayip haklı görüyorlar kendilerini.
agzımdan dökülenlere göre öyleler!
hayalimi gerçeğe büründürmeye vaktim yok deseydim.beni kendine aşık ediyorsun deseydim hiç biri bırakmazdı peşimi.şimdi tükürdüklerini yalayamayacakları laflar ettiler.biliyorum.ahmaktırlar gururlarından burunları yere düşse almazlar.beni ikisi de azad etti bu sayede.canımı yakamadılar.sadece vicdanımı sızlattılar.
bazen kadın olmanın hafifliğini duyuyorum omuzlarımda.çoğunlukla ameleyim orası ayrı.selametle.

Hiç yorum yok: