yirmiküsür yılda çok yagmur gördüm ben.o günkü gibiydi hepsi.seni ilk görüşüm olmadıgı halde ilk kez gördügüm gün gibi.hatırlayınca o günü agzıma yine civa tadı geliyor.sütsüz,şekersiz kahve fincanı vardı ellerimin arasında oysa.ellerinin dokunmadıgı ellerimin benim oldugunu hissetmedigim o anlarda.gün boşluktu.bir yagmur vardı.iki kedi..boş masalar..ve karşımda sen.şimdi aklımda da boşluk gibi yer alması belki bundandır.
civa gibi dilimin üstünde yutamadıgım bi yudum konuşamama neden oluyordu.hoş konuşacak bişeyimiz de yoktu..o cafeden çıktıgımda yagmurla içim yıkanır sanmıştım,beni katilin ilan ettigin gündü,ellerimi apartman oluklarına sokup yıkamak istemiştim.
vefanın anlamı bu senin için..haklısın.
aklıma gelince takılıyorum hala.bişey olmaz dedigim günlerde ümidimiz olmayan ümitlerimizi başkalarına vermiş miydik?ya da kırmamanın yıkmamanın bi yolu var mıydı?
yoktu degil mi..sonuçta hesapsızdık.eger hesap kitap tamam olsaydı,daha da mı dara düşerdik?öyle geliyor hep bana..boynuma geçirdigin ipi senin boynuna da dolardım sonra,ikimizde sallanırdık bu boşlukta.. kolay olurdu.
üçyılbeşyıl...aklımızda bişey kalmadan,kaldıgını sanmadan hayatla yogururduk halimizi.anlayış beklerdik kalbimizden susmasını dilerdik o konuştukça nefreti tadardık.
o gün aklıma her geldiginde civa tadını degil kanının kokusunu alırdım böylece.gerçekten katilin olurdum..
geçti bak.kendinden uzaga düşürmemekti benim derdim.seni suyuma katmamaktı.hançerimizden sıyrık almadan atlattın hadiseyi.umarım beni affedersin.
2 yorum:
umarım okumuştur.
:))okusa da üstüne alınmaz o.onun için farketmiyor.artık böyle creep.hayatımızı başa saramıyoruz.sarsakta farketmezdi gerçi.
Yorum Gönder