şu ömrü hayatımda altı kere dört yapraklı yonca buldum.hepsi de tesadüfen olmuştu.
çok ballıyımdır; inanırım.bi de sana inanırım.ben seni neden arayamıyorum ya hu?
yarın dört yapraklı yonca görürsem eger ilk işim sen olacaksın.bahar geldi ya her yer yonca doluyken bahane sana işte... sesini özledim.
bok ararım.azıcık normal olsam arardım amaaa; juli kim,normallik kim?git işine allasen...
bu yılki hıdrellezimin de içine edildi.dualarımı attım bi yerlere.kavga kıyamet gırla dur dahaymış bu daha küçük kına gecesiymiş.bunun dügünü yıldönümü derken dayanamayacagım.işte yonca falan hikayesi işin benim derdim bu zamanlarda çıkıyor.bu zamanlara yalnız gögüs geremiyorum.illa seni istiyorum.ama içten...içimden gelerek,kimselere söylemeyerek...
ben ne gereksiz bi insanım.sana lanet ettigim zamanlar çok çok oluyor.derini yüzmek,binbir çin işkencesini üzerinde uygulamak istiyorum...ama böyle özel günlerde iyi olman için duaları deviriyorum.dün bu olmadı.ufak çaplı bi bagırışla mektubu fırlattım attım.bulamadım da...epey güzel şey yazmıştım.sana bile yazmıştım. düşün.
'allah karşına senin gibileri versin.'
evet,bariz beddua yazmışım.
nasip degilmiş.başka baharlara, başka bayramlara...dört yapraklı yoncalarla gelirim.derdimi unutur giderim belki...belli mi olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder