28 Kasım 2010 Pazar

pay.



kendimi o kadar işe verdim ki,kadınlarım sustu bakışlarım dondu.herkesin istedigi gibi oldum en sonunda.hayatımda bir kez konuştugum sadece teşekkür ettigim herkesin benim için diledigi buydu.
sıradaki ne? aa tabi aşk!bok var ya hepimiz aynı rotadan gitmeliyiz.
anam ben bi iş bulmadım! iki işte birden çalışıyorum.aşk da sizin bi tarafınıza...
bu ne yaa!?mecbur muyum ben sizin birbirinden mal arkadaşlarınızla tatil olan bi pazarımı öldürmeye?huzur istedikçe bela buluyorum lan.yogurt isterken ayran içiyorum.farketmez muhteviyat aynı azizim.hepsi aynı.


zaten halim yok.ethernal sunshinedeki joelin uyandıktan sonrası gibi her günüm.donuk.
yorgunum.geberiyorum yorgunluktan hatta.bu aralar ölürsem yorgunluktan ölürüm.mutluyum.yani buna mutluluk denmez buna kendimi seve seve parçalıyorum sanane denir..
bende böyle olsun istemezdim..inan.lakin hayatın getirileri var.yol mol sonradan bulunan şeyler.
yolumu bulunca zaten burda bu durumda olmayacagım.
sıcak güneşli bir sahil kasabasında ayaklarımda yaz kış babetlerle,sandaletlerle şile bezi elbiselerin üstüne en fazla alabilecegim hırkalarla bi veranda da ömrümün geri kalanını geçirebilecegim..etrafımda bi iki iyi kalpli insan olur.küçük arka bahçeli evimden kahkahalar duyulur.
ama şimdi n'olacak?
metrobüsü kendime ev bellemekten başka bi bok olacagı yok.

tadımlık bir hayatı yaşayamıyorum.ben hayatın agzında tat oluyorum.hala renklerimi koruyabilmek için işini sulandırıyorum.gerçi kendimden soyut konularda reel paranoyaklık egrim hala tavan yapabilir.kadınlarım agızlarını yaya yaya konuşabilir.

bkn şekil 1a:haydarpaşayı da yakmışlar.çok seviyordum ya merdivenleri..o çatının altını.palavra hepsi kurmaca.benim için istanbul'un dudagının kıvrımıydı haydarpaşa.
restorasyon falan diildir o.bu marmaraydan sonra müze olacaktı sanki.biri yerini istemiştir.ondan yakmışlardır.tabii azizim bu devirde yapamadıgını yıkacaksın!istedigin yeri kundaklayacaksın.

bi kendime acımasızım.başkası da yok zaten.payım bu.tadımı çıkarsın.

Hiç yorum yok: