uzun zamandır yaşamıyorum ben.içimdeki gülleri solduralı çok oldu.bahçem kuru çalı çırpıyla doldu.kimseyle konuşasım yok konuştuklarım da-ki buna annemde dahil-birini seversem düzelecegimi sanıyorlar...onun için sosyal arkadaşlıklarla yetiniyorum.içim çürük lahana kıvamında da olsa dışım renkli.nasılsın diyene' şahaneyim çok rahatım 'falan diyorum.koltuk-mutfak-yatak üçgeninde yaşıyorum oysa... tanıyanlar rol kestigimi anlamıyor ya da anlamamazlıktan geliyor.tanımayanlar farkemiyor.aksine ne hoş kız oluveriyorum gözlerinde.hiç birini dinleyecek gücüm yok.
ne garip...
ben sevdigimi sanıp attım kendimi oradan...
artık sevmekten korktugumu bildikleri halde ,ikinci korkumla; zamanla ögrenecegimi söylüyorlar. yalnızlıgımı istiyorum ben.beni en çok eleştireni ,en çok yoranı, sonra sarıp sarmalayanı, sızana kadar yanımda kalanı,uyanmamla üstüme yapışanı istiyorum.-ruhen yalnız olmak bedenen yalnız olmakla bir degil.hoş bu benim beceriksizligim.içimdekileri hevesleri bastırmayıp dışımdaki emirleri dinlemeyip şu iki kadını birleyip bi ben yapamadım.boynum egilmiyor artık kaskatı kesildi.
işin özü bodoslama dalıp kafamı göbegimi yakmayım diye yok önce ayagımı sonra bacagımı derken oyalanıyosun.
bodoslama dalacaksın biticek gidicek.teorilerim şahane de pratikte kalıyorum.
her düşüş aşagı dogru olmuyor.bazen bulutlara dogru düştügünü de görüyorsun...gördüm ben!
sonra yere çakıldıgımı da gördüm.korkudan dilimi yuttum anlatamadım.
dahasını istemiyorum ki.
kalmak istedim kovuldum.gitmek istedim çivilendim.
haklısın.kendim için bi bok yapmıorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder