dedi ki :'omurgasızız biz.bir aile gibi,dost gibi, gerçek sandıgımız hayallerimiz, rüyalarımız gibi bizi dik tutacak omurgamız yok.adil davranmadı kader bana bir kapı kapanınca öbürünü göremedim.labirente sıkışmış farenin aldıgı peynir kokusunu alamadım.çünkü hiç kendimi fare yerine koyamadım baştan yanlışları sıraladım ben...ve sen.aynamız bundan aynı sırdan gösteriyor aksimizi.dedim ya omurgazısız biz.
ezilmemek için fazla eğik durmuş sırtımız; sonra... yalnızlıktan dayanacak bir duvar bulamamışız sırtımızı duvar yapmışız.duvarlaşmışız.her şeye karşı. ben isyan bayragını çekerken sen boşvermişsin.
hepsi bu.
şimdi ne yaparsak yapalım, ne sen benim ailem olabilirsin; ne ben senin dostun.iki kalın duvar var arkamızda, omurgasızlıgımıza ragmen.nasıl yıkabilecegini bilmiyorum duvarını.eğer bilseydim kendi duvarlarımı yıkardım senin için buna eminim.ama şimdi iki duvar arasına sıkışamayız juli.yapamayız.tekrar başa saramayız'
peki dediim.yüzüne bakmadım.
-adım atmayı dene dedi.bırakma kendini dedi.
-iyiyim ben merak etme.
-merak etmiyorum biliyorum iyi olacaksın sadece zamana bırak
-artık ne istedigimi bilmiyorum ki.
-bilme daha önce bildiklerinle de bir yol bulamadın bırak bilme dedi.
çok düşündüm.omurgasız olamayacak durumdayım aslında ailem çok iyi dolu arkadaşım var.düşünebiliyorum ayırtetme gücüne de sahibim.maneviyata önem veririm.sertaç ortarı yoran hayat beni fazlasıyla eziyor görünüyor.acaba omurgam vardı da ezile büzüle mi kırıldı?
kız kısmı halaya çekermiş hikayesi külliyen yalan arkadaşım.yok öyle bişi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder